Türkiye’nin en muhteşem spor etkinliklerinden geleneksel Salomon Cappadocia Ultra-Trail koşusu ekim ayının sonunda gerçekleştiriliyor.

Tek ve aralıksız bir etkinlik kapsamında neredeyse üst üste üç maratona denk bir parkurda koşmak bir yana, çoğumuz için maratonda koşmayı hayal etmek bile imkânsız. Bir de işleri renklendirmek için tüm parkurun arazi ve tepelerde koşulduğunu düşünün. Her yıl Salomon Cappadocia Ultra-Trail'deki yarışmacıların yaptığı işte tam da bu oysa!

 

Geçtiğimiz 10 yılda Ultra-Trail koşuları, kendilerini birkaç yıl önce muhtemelen hayal bile edemeyecekleri kadar zorlamak üzere en çetin parkurları seçen profesyonel koşucular ile bu işi ciddiye alan hafta sonu koşucuları için sıra dışı bir spor hâline geldi.

Uzun mesafe koşularına ilgiyi zirveye taşıyan etkinlik Fransız Alplerindeki 171 kilometrelik zorlu Ultra-Trail du Mont Blanc (UTMB) koşusu oldu muhtemelen. Bu etkinlik, sayıları giderek artan zorlu spor etkinlikleri kapsamında Ultra-Trail koşularının atası sayılıyor. Dünyanın hemen her köşesinde buna benzer Ultra-Trail etkinlikleri düzenleniyor ve bu yarışların kapsamı her yıl daha da büyüyor. Kısa süre önce en prestijli uzun mesafe koşusunda 42 kilometrelik maratonu tamamlayan ultra atletler için ufukta herhangi bir sınır yokmuş gibi görünüyor. Ancak bu etkinlik, 119 kilometrelik Kapadokya koşusunun yanında kısa mesafe koşusu gibi kalıyor!

 

Kapadokya'nın gevşekliğiyle bilinen zemininde yaklaşık 3 bin 730 metre yükselen parkuru, 2017 yılında parkuru 10 saat 56 dakika 7 saniyede tamamlayan Dünya Ultra-Trail Turnuvası şampiyonu Litvanyalı Gediminas Grinius'un rekoruyla yarışı daha da inanılmaz kılıyor. Grinius bu koşulara, savaştan sonra yaşadığı post travmatik stres bozukluğundan (PTSB) kurtulmasına yardımcı olması için birkaç yıl önce başlamış. Bu spor dalında kısa sürede ünlenen koşucu hem yarış hem de düzenlediği parkur koşusu atölyeleri için Kapadokya'yı düzenli olarak ziyaret ediyor. Grinius, "Kapadokya gerçekten gezmek ve koşmak için harika bir yer." diyor ve ekliyor: "Dünyada UNESCO Dünya Mirası üzerinde koşabileceğiniz pek fazla yer yok. İnsanın içine işleyen doğal güzelliğinin yanı sıra benim için burayı özel kılan şey insanları. Organizasyon ve yerel halk çok samimi ve aileme o kadar yardımcı oldular ki onlar da artık benim ailem gibi."

Grinius sayısız ziyareti esnasında bölgede hemen her parkurda ve Kapadokya'yı çevreleyen dağlık bölgelerde koşmuş. "Parkurlar süratli koşuya uygun ve tepelerden geçse de bu kısımlar çok uzun değil. Yani (diğer pek çok yarışın aksine) tüm yol boyunca (yamaç yukarı tempolu yürüyüşler yok) koşmanız gerekiyor."

 

Etkinliğin odak noktası ultra koşu olsa da bunu korkutucu bulan pek çok kişi için organizasyon kapsamında 63 kilometrelik orta mesafeli bir koşuyla 38 kilometrelik kısa (maratondan yalnızca 4 kilometre daha kısa) parkur koşusu da düzenleniyor. Üç yarış da aynı gün düzenleniyor ve birlikte koşuluyor: Kısa olan parkurlar ultra koşu parkurunun ilk yarısında düzenleniyor. Koşucular yarışa Ürgüp'ten başlıyor, Kapadokya'nın en ünlü vadi ve kasabalarında dairesel rotalar izliyor. Aslında bu rota bölgedeki en iyi manzara ve yolları kapsayan sıkıştırılmış bir tur gibi. Koşucuların bunları sindirmek için pek vakti olmasa da rota hem duyular hem beden hem de zihin için eşsiz bir deneyim sunuyor. Ultra parkurun tamamını koşmaya cesaret edebilen koşucular tekrar Ürgüp'e dönüyor ve bölgenin doğusunda kalan uzak dağlara doğru dev bir daire daha çiziyor. Parkuru ilk bitiren koşucular yarışı hava kararmadan tamamlasa da çoğu yarışçı gece boyu koşmaya devam ediyor. Atletler yarış başladıktan 24 saat sonra bitiş çizgisini geçmeye devam ediyor, bazıları yolda biraz kestiriyor. Kapadokya Ultra'nın gerçek kahramanları bu koşucular olabilir.

 

Yarışı bu yıl organize eden Argeus Travel & Events’te görev yapan Yarış Koordinatörü Koray Bozunoğulları'nın da belirttiği üzere güçten süper güce atlayan yarışın altıncısı düzenleniyor. “Cappadocia Ultra-Trail 2014 yılında başladı. İlk yarışta yalnızca 176 koşucu vardı. İkinci yıl katılım beş kat arttı. Etkinliğin Ultra-Trail Dünya Turnuvası'na ev sahipliği yapması ve 1665 koşucunun katılmasıyla 2017 yılı yarış için bir dönüm noktası oldu. Bu, Kapadokya için büyük bir ticari destek aynı zamanda."

 

Prestijli Ultra-Trail Dünya Turnuvası hak edilmişti ve etkinlik kusursuz organizasyonuyla pek çok ulusal ve uluslararası ödüle layık görüldü. 2019 yılında (şimdiye kadar yapılan başvurulara göre) yarışa 77 ülkeden 2 binden fazla koşucu katılacakmış gibi görünüyor.

Cappadocia Ultra-Trail deneyiminin bir parçası olmak için ön kayıt yaptırmanıza gerek yok; hafta sonu koşuya gelip bu büyük aileye siz de katılabilirsiniz. Pazar günü gün ortasında kapanış etkinliği olarak şehrin sokaklarında gerçekleştirilen ünlü çocuklar koşusu da dâhil olmak üzere hafta sonu boyunca düzenlenen sergiler ve diğer etkinliklerle yarıştan iki gün önce Ürgüp tam bir koşu köyüne dönüşüyor.

Etkinliğin bir diğer mükemmel özelliği de izleyici olarak katıldığınızda gün içerisinde bölgedeki ünlü vadi ve diğer turistik mekânlarda koşucuları birkaç kez görebilmeniz; bu çoğu Ultra-Trail koşusu için alışılmadık bir durum.

 

Yarış, Kapadokya'da sonbaharın yaşandığı dönemde, 19-20 Ekim günlerinde düzenleniyor. Yılın bu zamanı gündüzler (arada yağmur da yağsa) genellikle sıcak ve güneşliyken geceler serin olabiliyor. Kapadokya'nın kurak ve çorak olduğunu düşünüyorsunuz belki ama  vadileri çevreleyen ve hâlihazırda muazzam olan manzarayı yılın bu zamanında daha da hareketlendiren ağaçların parlak kırmızı, altın sarısı ve turuncu renkleriyle bölge rengârenk bir görünüm kazanıyor.

 

Hafta sonu bölgedeki oteller dolu olabileceğinden önceden rezervasyon yaptırmayı unutmayın. Koşu ve doğa yürüyüşü için en elverişli dönemler ilkbahar ve sonbahar olsa da parkurlarda yalnız olmak isterseniz yıl boyu buraya gelebilirsiniz.

 

 

Bu Sayıdaki Diğer Makaleler

Skylife Arşivi