İstanbul’un dört bir köşesinde işinin ehli ustaların lezzetli dondurmalarına rastlayabilirsiniz. Ancak bazıları var ki, onların tadı yediden yetmişe herkes için mutluluk kaynağı. Yakacık’tan Kurtuluş’a, Bebek’ten Moda’ya hangi semte yolunuz düşse, semt sakinlerinin müdavimi olduğu bir dondurma ustasına da rastlarsınız. Yaz aylarında hafta sonlarındaki semt gezilerinize tatlı bir serinlik katacak dört dondurma ustasının kendine özgü lezzet duraklarını sizler için derledik.

Yaz günlerinin vazgeçilmezlerinden biri rengârenk dondurmalar. Vanilyalısı, çikolatalısı, meyvelisi… Her damak tadına uygun bir dondurma mutlaka var! Bizi çocukluğumuza götüren bu lezzet için İstanbul’un farklı noktalarında birbirinden hünerli dondurmacıların izini sürdüm. Semt dondurmacısı bakımından İstanbul’da seçenek çok; Yakacık’tan Kurtuluş’a, Bebek’ten Moda’ya İstanbul’un hemen her semti bu serin yaz tatlısını sakinlerine ve misafirlerine kendi ustalarının eliyle sunuyor. 

İstanbul’un Balkonunda Dondurma Keyfi

Yakacık, yaz aylarında serinlemek isteyenlerin gözde mekânlarından. Ayrıca semtin hinterlandındaki kır ortamında, Yakacık köylerinin ürünü lezzet durakları da keşfe değer. 

Ben gezime semtin merkezinden başlıyorum. Kartal ilçesi sınırlarındaki Yakacık, “İstanbul’un balkonu” olarak da tanınıyor. Semtin bu özelliğinden dolayı havasını  teneffüs etmek için Aydos Tepesi’ne çıkmak ve Ayazma’da soluklanmak gerekiyor mutlaka. Bana bu güzellikleri anlatansa Yakacık Tarihî Balkan Dondurmacısı’nın sahibi Yakup Güvenç. Dondurma dükkânını 1969’da Yakacık merkezde açan, Yakup Bey’in babası Kasım Güvenç’miş. Kuzey Makedonya Cumhuriyeti göçmeni aile Türkiye’ye 1966 yılında gelmiş. Özel tariflerini de yanlarında getirmişler. Yakacık’a geldiklerinde henüz çocuk olan Yakup Bey dondurma ustalığını babasından öğrenmiş. Bugün yeğeni Yavuz Güvenç’le beraber hâlâ işin başında. Yakup Güvenç, ustalığının sırrının “doğallık” olduğunu söylüyor. 50 yıldır Yakacık’ta hizmet veren dondurmacıya şehrin farklı noktalarından gelenler de var. Mahallenin eski  sakinlerinin de bir ayağının hem sohbet hem lezzet için burada olduğunu belirtmeliyim. Tarihî Balkan Dondurmacısı’nın en sadık müşterileri ise elbette çocuklar. Ben de külaha karamelli, vanilyalı, çikolatalı dondurmadan koydurup havası şifa olan bu semtin çamlarının gölgesinde Aydos’a doğru uzun bir yürüyüşe çıkıyorum.

Tatavla’da Eski Bir Rüya İstanbul’un semtiyle özdeşleşmiş bir dondurmacısı da Kurtuluş semtinde. İstikametim Tufan Kardeşlerin işlettiği Damla Dondurma.  Eski ismi Tatavla olan Kurtuluş, İstanbul’un Beyoğlu ve Şişli gibi merkezî ilçelerinin ortasında, bozulmayan mahalle yapısıyla hâlâ şehrin göz bebeği. Sık sık yolumun düştüğü bu bölgeye gelince ilk olarak bu eski binaların arasından geçer ve caddenin aşağısındaki Tufan Kardeşlerin dondurmacısına uğrarım. Ali ve Fahri Tufan’ın 1994’te açtığı bu lezzet noktası caddenin en gözde dükkânlarından biri. Özellikle de yaz aylarında... İki kardeş dondurmayı kendilerine özgü tariflerle  yapıyorlar. Bu işin ustalığını ise gençlik yıllarında aynı işle ilgilenen aile büyüklerinden kapmışlar. 1989’da Merter’de dükkân açmış, beş yıl sonra Kurtuluş’a geçmişler. 25 yıldır açık dükkânda yaz aylarının her meyvesinden farklı aromalı dondurmalar yapıyorlar. Kışın dondurmanın yanı sıra salep ve boza servisleri de var. Sıcak günlerde dükkânın önünde uzun bir sırayla karşılaşmak şaşırtıcı değil. Çünkü şehri keşfederken yolunuz illaki buraya, yani Kurtuluş’a düşüyor. Ufak bir tüyo: Vişnenin tam zamanı. Elimde bir külah dondurma ile Kurtuluş’tan Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu’na doğru yola koyuluyorum. Ne de olsa İstanbul’un kültür-sanat sahnesi hiç kapanmayan bir bölgesindeyim. 

Çocuklar Gibi Şen  Yaz aylarında İstanbul’un denize girilebilen ender semtlerinden biridir Bebek. Buraya gelmişken İstanbul’un yarım asırlık dondurmacılarından Bebek Mini Dondurma’ya uğramadan dönmek olmaz. Aşiyan’dan Bebek Parkı’na yürürken adı gibi minicik dükkânı ve mini tezgâhı hemen görüyorum. Bu beş metrekarelik şirin dükkânı Mesut Akyıldız işletiyor. Akyıldız’ın babası 1969’da dondurmacıyı devralmış. 50 yıldır da İstanbullulara bu serin lezzeti sunuyor. Yeni ve farklı dondurmaları bu hareketli semtin ruhuyla oldukça uyumlu. Örneğin Akyıldız’ın icadı güllü lokumlu dondurmayı İstanbul’un başka hiçbir yerinde tatmak mümkün değil. Tıpkı Bebek Parkı’ndan Boğaz’a bakarken göreceğiniz manzara gibi: eşsiz. Dükkânın önünde bir an önce rengârenk külahlarını almaya çalışan çocuklara bakarken kendi çocukluk günlerime gidiyorum. Elinde dondurmayla ayrılan herkesin yüzünde aynı gülümseme var. Dondurma sanki mutluluk demek! Ben de bu serin lezzeti burada da denemek için hemen sıraya giriyorum. Tercihim ise naneli ve güllü lokumlu dondurma. Nefis dondurmamla Bebek Parkı’na yürüyor ve kentin yalı camilerinden Bebek Camisi’nin etrafında geziyorum.  İskeleye yanaşan vapur beni çağırınca buz gibi dondurmamla Boğaz’ın serin sularından Anadolu Yakası’na geçiyorum. 

Moda’nın Ruhu Ali Usta İstanbul’un Anadolu Yakası’nda yer alan Moda şehrin en karakteristik semtlerinden biri. Moda’daki Meşhur Dondurmacı Ali Usta’ya gitmek için Kadıköy’den tramvayla kısa bir nostaljik yolculuk yapıyorum. Tramvaydan Moda’da iniyorum; ellerinde dondurma külahlarıyla insanlar geçmeye başlıyor yanımdan.  Biraz daha ilerleyince Moda’nın uğrak noktası Meşhur Dondurmacı Ali Usta’ya varıyorum. Ali Usta, yani Ali Kumbasar, 50 yıldır Moda’daki bu dükkânda dondurmacılık yapıyor. Burası semtin en eski işletmelerinden biri. 1969’da açtıkları dükkânı şimdi kardeşleri ve yeğenleriyle işletmeye devam ediyor. Gençlik yıllarında bir İtalyan ustadan dondurmanın tüm inceliklerini öğrenen Kumbasar, işin içine kendi maharetini de katmış ve sonunda kendi dükkânını açmış. Dört beş çeşit dondurmayla başladığı serüvende bugün 50’yi aşkın çeşidiyle birbirinden farklı lezzetleri bir araya getiriyor. Ali Usta’yla cevizli dondurması eşliğinde sohbet ederken kendisine işinin sırrını soruyorum; bana şu cevabı veriyor: “Buraya gelen müşteri dondurmamızın tadının hep aynı olduğunu biliyor. İnsanlar değişmeyen bu lezzeti seviyor.” 

Dondurmayı sevmemizin nedenlerinden biri de bu değil mi zaten?  Lezzeti hiç değişmiyor. Yaşattığı mutluluk da…

Bu Sayıdaki Diğer Makaleler

Skylife Arşivi