Erlend Loe’nin ses getiren kitabı Doppler’de tüketim toplumunun bir ferdi olan, sürekli bir yerlere koşturan ve şehir yaşamının hengâmesinde sıkışıp kalan Bay Doppler’İn her şeyi geride bırakıp doğaya kaçışı eğlenceli bir dille anlatılır. Yavru bir geyikle dost olan Doppler, ihtiyaç duyduğu her şeyi doğada bulabildiği ve şehrin kendisinden aldıklarını tek tek geri kazanmayı arzuladığı bir yaşam inşa eder. Henry DavId Thoreau’nun 1800’lerde kaleme aldığı Walden da şehirden kaçıp ormanda yaşayarak huzura kavuşan insanı anlatır. Her iki edebî eserde de görüyoruz ki doğaya kaçış huzura kavuşmanın ilk adımıdır bir nevi.

Şehir yaşamının insanı doğadan kopardığı aşikâr. Birçoğumuz şehrin bizden aldıklarını geri kazanmak için tabiatın iyileştirici gücünün peşine düşüyoruz. Doğaya kaçış planları bizim için bir yandan giderek daha cazip hâle gelirken bir yandan da şehirde edindiğimiz rahat yaşam alışkanlıklarından vazgeçmek istemiyoruz. Ve çoğu kez bu iki beklenti arasında seçim yapmakta zorlanıyoruz. Doğanın el değmemiş dokusunda zihinsel ve ruhsal arınmaya, ihtiyacımız olan konfor detaylarının eşlik etmesini arzu ediyoruz. Bu ihtiyacı fark eden turizm sektörü iki farklı dünyayı bir araya getirmeyi başardı: Glamping tam da bu paradoksu ortadan kaldırmaya niyetlenmiş bir tatil anlayışının adı! Şehirden kaçarken konfordan mahrum kalmamayı vadeden glamping, bir nevi lüks kampçılık olarak tanımlanıyor. Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de son yıllarda çokça tercih edilen glamping rahat bir yataktan klimaya kadar sıralanabilecek ve çoğu kişisel ihtiyacınızı rahatça karşılayabileceğiniz bir dizi konfor alanı sunuyor. Bu alanlar bazen özel tasarlanmış dev çadırlardan oluşurken, bazen de içinde gündelik hayatın ihtiyaçlarını doğanın kalbinde karşılayabileceğiniz türde farklı alternatifler olabiliyor. Karavanı andıran mobil evler bunlardan biri. Dünyadaki glamping örnekleri, coğrafyaya bağlı olarak igloo’lardan bungalovlara uzanan çeşitliliğe sahip konaklama imkânlarıyla dikkat çekiyor; gittiğiniz bölgedeki otantik yaşamı tatmak harika bir fırsat değil mi?  Glamping’in son dönemlerde bu kadar ilgi görmesine şaşırmamak lazım. Zira modern insanın şehir yaşamında yüklendiği yoğun stres ve giriştiği koşturmaca sakin ve çok daha rafine alanlara kaçma isteğini tetikliyor. Modern insan doğanın kalbinde, daha sakin ortamlarda kendini dinleyebileceği bir ortamı ve onun sağlayacağı ruhsal rahatlamayı bir an önce keşfetme dürtüsüyle dolup taşmış olmalı ki, emeklilik hayallerini doğayla iç içe bir yaşam arzusu süslüyor ister istemez. Doğal beslenmeden tutun da toprakla haşır neşir olmaya, güne düşük tempoda ve telaşsız başlama fikrinden sade yaşama uzanan çizgide bir dizi alternatif, insanı mutlu etmeye yetiyor. Glamping, böylesi bir hayatın nasıl olabileceğini bir süreliğine de olsa tecrübe etmelerine ve gelecek için kurdukları yaşam planlarına ön hazırlık yapmalarına imkân sağlıyor.  Sayıları giderek artan glamping alanları kendilerine has konseptleri de beraberinde getiriyor. Kuzey ışıklarını cam tavanlı igloo’lardan izleyebileceğiniz Finlandiya Lapland bölgesi, Kenya Mara Nehri kenarındaki dev safari çadırlarında egzotik doğanın kollarına kendinizi bıraktığınız lüks glamping alanı, her zaman merak uyandıran mistik Hindistan’ın yaşam kampı Ranthambore’deki her türlü detayın düşünüldüğü glamping çadırları, Maldivler’de safir mavisi sulara karşı ev konforunda dizayn edilen muhteşem bungalovlar, Fas’ın Çölde Çay filmini anımsatan bölgesi Erg Chebi’de büyüleyici kum tepelerine kurulmuş ve resort bir oteli aratmayan geniş çöl çadırları, Colorado Broadmoor bölgesinde Chyenne dağ yamacına kurulmuş ve içerisinde sıcak suya kadar tüm ince detayların düşünüldüğü glamping çadırları akla ilk gelenlerden. 

Türkiye’deki glamping noktalarının hem sayısı hem de bilinirliği son yıllarda artıyor. Şimdilerde Ege’de yoğunlaşan bu alanlar, yakın zamanda doğusundan batısına Anadolu’nun dört bir tarafında keşfedilecek gibi görünüyor. Kolayca ulaşılabilir ve temel ihtiyaçların kolayca giderilebildiği glamping destinasyonları yakın zamanda bol yıldızlı ve bol insanlı lüks otellerle yarışır hâle gelirse şaşırmayacağız.  1. Ayvacık/Kozluyalı 

Kazdağları yamaçlarında, Edremit Körfezi’nin karşısındaki Kozluyalı Glamping, zeytin ağaçlarının çevrelediği, bol oksijeniyle derin bir rahatlama hissi veren bir lokasyonda yer alıyor. Eski yerleşim yerlerinden olan ve taş evleriyle dokusu bozulmamış bir açık hava müzesi görünümündeki Kozlu köyüne çok yakın bu alan, sevimli bir balkabağını andıran sekiz çadırdan oluşuyor. Çadırlarda geniş bir yataktan cibinliğe kadar keyifli bir uyku çekmenizi sağlayacak her detay düşünülmüş. Kazdağları’nın bereketli toprakları üzerindeki Kozluyalı’da tamamı bölgeden temin edilen ve mevsim ürünleriyle hazırlanan özgün lezzetler ve günbatımının hafızamızda yer eden eşsiz güzelliği var.  2. Mona Camp/Sığacık

Mona Camp, farklı sanat disiplinlerinin icra edildiği Teos Sanat Kampı sınırlarında yer alıyor. Glamping için çadır ve karavan seçenekleri sunan kamp alanı, mandalina ağaçları ve zeytinliklerle çevrili. Teos antik kentine yürüme mesafesinde oluşuyla civarı keşfetmek isteyenler için ideal bir rota sunuyor. İzmir’den ulaşım kolayca sağlanıyor ve alanı çevreleyen gezi noktaları hem izole hem de hareketli bir glamping deneyimini sanatsal etkinliklerle bir arada sunuyor.  3. Perdue/Fethiye

Ahşap tabanlı çadırlarında klima, banyo, çadır önündeki spa havuzuyla Perdue bir çadır kampının çok ötesinde lüks konaklama imkânlarına sahip.  Civarında dalış, trekking ve yamaç paraşütü gibi birçok etkinlik gerçekleştiriliyor. İhtiyaç duyulan lüks unsurları doğadan kopmadan barındıran Perdue, şimdiden doğasever yeni çiftlerin balayı adreslerinden biri. 4. Campo Portakal Eco / Çıralı

Dünyanın hemen her yerinden turistlerin akınına uğrayan Olympos’un sönmeyen ateşi Yanartaş’a komşu bir glamping alanı. Akdeniz’in bereketli narenciye ağaçlarıyla çevrili mekân, Toroslar’ın dağ havası, yanı başındaki ormanın kuş sesleri ile huzurun adresi. Çadırlar el yapımı niş mobilyalarla döşeli ve önünde geceleri yıldızları izleyebileceğiniz oturma alanları var. Glamping için gidenler yakındaki Yanartaş ve Adrasan’ı da ziyaret edebiliyor.  5. Adaperest/Bozcaada

Bozcaada’daki bu mekân butik bir glamping adresi. İçinde duşu, tuvaleti, oturma grubu ve çift kişilik yatağıyla sevimli bir karavanda konaklayabilirsiniz. Gürültü ve stresten uzak ada havasını derin derin soluyarak sakin bir tatil kurgulayabilirsiniz. Kamp alanının Bozcaada merkeze yakınlığı, dilediğinizde keyifli turlar atmanız için de avantaj.

Bu Sayıdaki Diğer Makaleler

Skylife Arşivi