Dünyada gösterişli mimarisi, zengin tarihi, yoğun kültürel etkinlik takvimi ve çok sayıda eğlence seçeneğiyle tanınan Moskova, sakinleri tarafından “beyaz taşlı başkent” olarak anılır.

Moskova'ya Beyaz Başkent adının  verilmesinin  kökeni Orta Çağ'da, Rusya’nın en ünlü kale kompleksi olan, tarihi XII. yüzyıla dayanan Kremlin’den geliyor. Orijinal Kremlin’in duvarları  ahşaptan yapılmıştı ve kolayca ateş alıyordu. Çıkan yangınlar nedeniyle kaleyi tekrar tekrar inşa ettirmekten bıkan dönemin Moskova büyük prensi ahşap yerine kireçtaşı ve beyaz mermer kullanılmasını emreder. Kremlin’in parıldayan beyaz taşları sadece birkaç yüzyıl dayanır, ama adı kalır.
O günden bugüne Rusya'nın başkentindeki her sokak, cadde ve bulvar görkemli mimari eserlerden örnekler sunar. Burada, Korkunç İvan zamanına dönerek geçmişte yolculuğa çıkabilir, Sovyet döneminin modernist tarzını gözlemleyebilir ya da şehrin finans bölgesi Moscow City'nin parlak gökdelenlerini hayranlıkla izleyebilirsiniz. Ancak Kremlin kentin etrafında halka halka genişlediği Moskova'nın gerçek kalbi olmaya devam ediyor. Bu halkaları anlamak, Moskova’nın kaotik sokaklarında gezmenizi kolaylaştırırken sizi şehrin ruhuna da yaklaştıracak.
Moskova'nın ilk halkası olan Bulvar Halkası, şehrin en eski bölgesi Beliy Gorod’u (Beyaz Şehir) batı, kuzey ve doğu yönlerinden çevreliyor (güneyindeki Moskova Nehri doğal bir sınır oluşturur). Beliy Gorod ve içine aldığı Kremlin bir zamanlar soyluların yaşadığı yer. Rusya birleşik bir ülke olmadan önce zorlu zamanlarda sık sık yaşanan baskınlara karşı Beliy Gorod ve bölgedeki pek çok yerleşim  surlarla korunuyordu. Büyük Katerina döneminde duvarlar yıkılıp yerlerine geniş, kavisli bulvarlar yapılır.
Bulvar Halkası’nı dolaşmak yaklaşık iki saat süren keyifli bir yürüyüş. Moskova’da mutlaka görülmesi gereken yerlerin çoğu bu halkanın içinde yer alıyor. Batı cephesinde bulunan Kurtarıcı İsa Katedrali’nin altın kubbeleri çok uzaklardan bile görülebiliyor. Ancak, Moskova ziyaretçilerinin dikkatini en çok çeken yapı Aziz Basil Katedrali'nin çok renkli kubbeleridir. Bu katedral, kültürel etkinlikler, festivaller, pazarlar ve kutlamalara asırlardır ev sahipliği yapılan Bulvar Halkası’nın kalbi olan Kızıl Meydan'ın güney ucunda yer alıyor. XVI. yüzyılda Korkunç İvan tarafından Kazan şehrinin Moğol ordusundan alınışını anmak için inşa edilen katedral bugün kentin en ünlü mimari eseri. Efsaneye göre, katedralin inşasında çalışan baş mimarlar bir daha böyle güzel bir yapı inşa etmelerini önlemek için katedral tamamlandıktan sonra Çar’ın emriyle kör edilmiş. İddia edildiği üzere karanlık bir başlangıcı olan katedral zamanla Rusya'nın renkli bir sembolü ve düzenli sergilerle enstalasyonların yerleştirildiği bir müzeye dönüşmüş.
Aziz Basil Katedrali'nin solunda bir başka ikonik yapı, GUM mağazası yer alıyor. Bu tanınmış destinasyon bir alışveriş merkezinden çok daha fazlası. Birçok Rus için GUM'da alışveriş yapmak bir zamanlar prestij göstergesiyken  bugün daha çok nostaljik bir amaca hizmet ediyor. Bugünlerde GUM hem küresel ürünleri hem de yeni Rus markalarını bulabileceğiniz bir yer. Bununla beraber GUM’un en iyi özelliği ise saraya bakan cephesindeki ışıkların alacakaranlık vaktinde Kızıl Meydan’ı aydınlatmasıyla ücretsiz bir aktivite sunması.
Moskova bazen kasvetli, gri, endüstriyel bir megapol olarak tanımlanır. Ancak, ziyaretçilerden çok azı burada yüzden fazla park olduğunu bilir. Moskova’nın yeşil alan zincirine eklenen son park Kızıl Meydan’dan yalnızca bir taş atımı ötede bulunan Zaryadye. Park şehir merkezi ve yavaşça akan Moskova Nehri manzarasının tadını çıkararak rahatlamak için bir alan sunmasının yanı sıra ziyaretçilerini Rus doğası hakkında da bilgilendiriyor. Zaryadye dört peyzaj bölümüne ayrılmış: orman, tundra, bozkır ve otlaklar Rusya’nın tüm iklim bölgelerini New York’un Madison Square Garden’ından daha büyük bir alanda topluyor!
Bulvar Halkası’nın tarihi önemi Kızıl Meydan'la sınırlı değil. İkonik bale ve opera merkezi Bolşoy Tiyatrosu kısa bir yürüyüş mesafesinde. Burada yerel sanatçıların çağdaş sergilerine ev sahipliği yapan Moskova Sanatçı Evi ile kapsamlı bir antika, resim ve heykel koleksiyonuna sahip Puşkin Devlet Güzel Sanatlar Müzesi gibi birçok önemli müze yer alıyor.
Moskova büyüdükçe insanlar Beliy Gorod duvarlarının dışına çıkarak bugün Zemlyanoy Gorod (Toprak Şehri) olarak bilinen bölgeye yerleşmeye başlamış. Zemlyanoy Gorod'u çevreleyen surlar zamanla yıkılınca yerlerine yapılan yollar Bahçe Halkası’nı oluşturmuş. Çarlık döneminde bu alan gerçekten de Zemlyanoy Gorod’luların başkentin güzelleşmesi adına sürekli bakmak zorunda oldukları bahçeleriyle bilinirmiş. XX. yüzyılda bahçeler yerlerini devasa caddelere bırakmış ama Bahçe Halkası ismi kalmış.
Bahçe Halkası Moskova’nın önemli kuruluşlarının çoğuna ev sahipliği yapıyor. Şehrin en eski yaya caddelerinden biri olan Eski Arbat satıcıları, sanatçıları, müzisyenleri, kafeleri ve hediyelik eşya dükkânı cümbüşüyle turistlerle şehrin sakinlerini kendine çekiyor. Yakında bulunan çeşitli müze evleri, Rusya’nın en önde gelen edebiyatçılarının eserlerini keşfetme şansı sunuyor. Şair Marina Tsvetayeva, fantastik hikayelerin yazarı Nikolai Gogol, çocuk edebiyatı ve roman yazarı Aleksey Tolstoy'un hayatları, diğerlerinin yanı sıra, Bahçe Halkası içinde toplanır.
Kuzey tarafında sadece yayalara açık Tsvetnoy Bulvarı, Moskova halkının XVIII. yüzyıldan beri yürüyüş için kullandığı geniş tarihi bir gezinti yolu ile Bulvar Halkası'nı Bahçe Halkası’yla birleştirir. Burada, Rusya’nın en sevdiği komedyen Yuri Nikulin’in kurduğu dünya standartlarında bir sirk haftalık şovlar düzenliyor. Moskova Nehri'nin diğer kıyısındaki Güney Zamoskvorechye bölgesi, dünyanın en büyük Rus güzel sanatlar koleksiyonunu barındıran Tretyakov Devlet Galerisi’ne ve Google’ın Moskova ofislerine ev sahipliği yapıyor. Bulvar Halkası şehrin kalbiyse, Bahçe Halkası zihnidir.
Modern çağ Moskova’sı Bulvar ve Bahçe Halkalarının ötesinde Üçüncü Halka ile MKAD'ye (Moskova Halkalı Çevreyolu) kadar büyüyüp genişledi. Yirmi milyondan fazla nüfusu olan kent bu sınırları çok uzun zaman önce aştı. Yine yeraltında var olan başka bir halka, özel ilgiyi hak ediyor. Moskova Metrosu yapısı, Bahçe Halkası ve Üçüncü Halka’yı takip ederek, ayrı hatlarla iki dairesel yol üzerinden dikey olarak geçer. XX. yüzyılın başlarında inşa edilen metro dünyanın en etkileyici istasyonlarından bazılarına imza atan yeraltı mimarisinin bir eseridir. Birçoğu Sovyet döneminin tipik özelliklerini taşırken, muhteşem Komsomolskaya istasyonu gibi bazıları yüksek avizeler ve detaylı tavan süslemeleriyle Barok tarzında süslenmiştir. Görülmeye değer diğer istasyonlar arasında tonozlu tavanları mermer, granit ve mozaik olan Kievskaya, vitray süslemeleriyle Novoslobodskaya ve ortaçağ tarzı üçgen şeklinde kemerleriyle Taganskaya sayılabilir. Ancak, Moskova’da nereye giderseniz gidin, kentin ruhunu ünlü halkalar şeklinde keşfedebilirsiniz.

Bu Sayıdaki Diğer Makaleler

Skylife Arşivi