İsmi İstanbul ile özdeşleşmiş Yahya Kemal Beyatlı’nın da memleketi olan Kuzey Makedonya Cumhuriyeti'nin başkenti Üsküp, tarih meraklıları için keşiflerle dolu bir rota sunuyor.

Varınca

Üsküp’ü keşfetmeye başlamak için en doğru nokta şehrin önemli bir turistik merkezi olan Türk Çarşısı. Çatıları kiremitli, birkaç katlı mütevazı yapıların arasında gezineceğiniz Türk Çarşısı’nda misafirlerini içtenlikle ağırlayan Üsküplüleri göreceksiniz. Yöresel ürünlerin satıldığı dükkânlara uğrayabilir, antikacılarda eski Yugoslavya’dan ve Üsküp'ün Osmanlı dönemindeki günlerinden pek çok eşya bulabilirsiniz.  
Öğle
Türk Çarşısı’nda gezinize kuzeye yönelerek devam edin. Kısa bir yürüyüşün ardından karşınıza Sulu Han çıkacak. XV. yüzyılda inşa edilmiş bir kervansaray olan Sulu Han, Yahya Kemal’in Kaybolan Şehir şiirinde andığı İsa Bey tarafından inşa ettirilmiş. Şimdilerde Eski Pazar Müzesi ve Sanat Akademisi olarak hizmet veriyor. Sulu Han’da Üsküp’ün yüzyıllardır değişmeyen ve insana huzur veren atmosferini derinden hissedebilirsiniz.
Akşam
Sulu Han’daki gezinizin ardından akşam saatlerine doğru Üsküp Saat Kulesi’ne ve kulenin yanı başındaki simge Osmanlı yapılarından Sultan Murat Camii’ne gidebilirsiniz. Sultan Murat Camii dışında bölgede bir diğer Osmanlı eseri olan İsa Bey Camii iki kubbeli ve tek minareli yapısı ile dikkat çekiyor. Cami avlusunda bulunan yaklaşık 500 yıllık ağaç ise görülmeye değer.
Sabah
Eski Şehir'deki Türk lokantalarından birinde yapacağınız geleneksel Türk kahvaltısının ardından Picasso, Calder, Escher, Baselitz ve Hockney gibi dünyaca ünlü ressamların eserlerini koleksiyonunda bulunduran Üsküp Modern Sanat Müzesi’ni ziyaret edebilirsiniz. Müze çıkışında ülkenin simgesi olan güneş baskılı eşyalardan ve Büyük İskender heykelcikleri gibi hediyeliklerden alabilirsiniz.  
Öğle
Güney istikametinde bir rota çizerek Vardar Nehri’ne doğru ilerleyin. Üsküp Kalesi’nin ihtişamlı duvarlarının yanından geçerken karşınıza bir anda çok sayıda heykel ve yeni yapılmış bina çıkacak. Aziz Cyril ve Methodius’un heykellerinin biraz ilerisinde Vardar Nehri üzerinde Taş Köprü’yü göreceksiniz. İnşası 1469 yılında tamamlanmış köprü, manzarayı izlemek ve fotoğraf çekmek için ideal bir nokta. Köprünün karşı tarafındaki Büyük İskender heykelinin fıskiye gösterisini izleyip şehrin ana meydanında yer alan kafelerde hayatın günlük akışına katılabilirsiniz.  
Ayrılmadan Önce
Gün batımından önce nefes kesici bir manzara izlemenin tam zamanı! Şehrin güney yakasındaki Vodno Dağı’na çıkan teleferikle 10 dakikalık bir yolculuk yaptıktan sonra Üsküp’ün göz alıcı manzarasını izleyebilirsiniz. Buradan yine teleferikle döndükten sonra Üsküp'ün meşhur köftesinin tadına bakabilirsiniz.

Bu Sayıdaki Diğer Makaleler

Skylife Arşivi