Basketbolun kulüpler düzeyinde Avrupa’daki en üst düzey organizasyonu olan Turkish Airlines EuroLeague, mayıs ayındaki Final Four karşılaşmalarıyla büyük ilgi görmeye devam ediyor.

ULEB’e üye takımlar 2000-2001 sezonunda FIBA’dan ayrılıp EuroLeague ismiyle kendi organizasyonlarını kurarak mücadele etmeye başladıklarında, Avrupa basketbolunu yönetenler acaba bugünü öngörebilmişler miydi? Gün geçtikçe büyüyen EuroLeague’in kulüpler düzeyinde Avrupa’nın en önemli basketbol organizasyonu olabilmesi için vizyoner, güçlü, kendisi gibi büyüyen, gelişen ve birlikte yürüyebilecek markalara ihtiyacı vardı. İşte bu koşullar altında EuroLeague’in yolu Türk Hava Yolları ile kesişti. 
EuroLeague Basketball, kendi tarihindeki ilk isim sponsorluğu anlaşmasını sporun daimî destekçisi Türk Hava Yolları ile 2010 yılında yaptı. Ardından ikili, bu stratejik iş birliğini 2020’ye kadar uzattı. Öyle görünüyor ki bu başarılı ortaklık daha da ileri noktalara taşınacak. Zira günümüzde bu denli uyumlu birlikteliklere pek sık rastlanmıyor.
Turkish Airlines EuroLeage’de oynayan Avrupa’nın en iyi takımları Ekim 2018’den bu yana kıyasıya bir mücadeleyle sezonun en heyecanlı ve son kısmına geldiler. 16 takımın mücadele ettiği 30 maçlık normal sezonun sonunda, sıralamada ilk sekizde yer alan takımlar play-off oynamaya hak kazanmıştı. Fenerbahçe Beko, CSKA Moskova, Real Madrid, Anadolu Efes, Barcelona Lassa, Panathinaikos, Kirolbet Baskonia ve Žalgiris Kaunas’ın mücadele ettiği çekişmeli play-off serisi sadece dört takıma Turkish Airlines EuroLeague Final Four bileti veriyor. Geçen sezonun şampiyonu Real Madrid Panathinaikos’u 3-0, Fenerbahçe Beko Žalgiris Kaunas’ı, CSKA Moskova da Kirolbet Baskonia’yı 3-1 ile geçerek 2019 Final Four’a isimlerini yazdırdılar. 17-19 Mayıs tarihlerinde Vitoria-Gasteiz’de gerçekleşecek Turkish Airlines EuroLeague Final Four’un ilk üç yolcusu olan Türk takımı Fenerbahçe Beko, Rus takımı CSKA Moskova ve İspanyol takımı Real Madrid sezon başındaki hayallerini korumanın gururunu yaşadı. Turkish Airlines EuroLeague Final Four’a son bilet için mücadele eden Anadolu Efes ve Barcelona Lassa arasındaki seride durum 2-2 olunca, mücadelenin galibi Türk takımı Anadolu Efes’in kenti İstanbul’da oynanan beşinci maçta belli oldu. Ancak 1 Mayıs’ta bu maç oynanırken Skylife’ın okuduğunuz sayısının baskısı bitirilmiş ve dergiler yolcuların okuması için uçaklarda yerini almıştı. Maç fikstürünün bu azizliği nedeniyle yazımızda dördüncü finalistin hangi takım olduğu bilgisine ne yazık ki yer veremedik.  
 Şimdi Turkish Airlines EuroLeague Final Four’da mücadele etmesi kesinleşen ilk üç takımı daha yakından tanıyalım.

Fenerbahçe Beko: Son beş Final Four’un tamamında yer alan sarı-lacivertlilerin en büyük avantajı kadro istikrarını ve iskeletini bozmayan, elindeki kadroyu en verimli şekilde kullanmayı bilen ve tam bir kupa koleksiyoncusu olan koç Željko Obradović. 30 maçlık normal sezonu ilk sırada tamamlayan Fenerbahçe Beko evinde oynadığı bütün maçları kazanarak bir rekorun da sahibi oldu. İspanya’ya Final Four’un favorisi olarak giden sarı-lacivertli takım bakalım ikinci şampiyonluğuna ulaşabilecek mi?

CSKA Moskova: 2003’ten bu yana, son 17 Final Four’un 16’sında yer alma başarısını gösteren ancak bunların sadece üçünde şampiyon olabilen Rus temsilcisine daha önce Panathinaikos’u çalıştıran Obradović’in yardımcısı Dimitris Itoudis koçluk ediyor. Bu dört takım arasında Final Four tecrübesi en fazla olan takım CSKA Moskova. Hücumdaki kilit oyuncusu ise Will Clyburn. Koç Itoudis genellikle üç numaralı pozisyonda görmeye alışık olduğumuz Clyburn’u EuroLeageue’de dört numarada kullanıyor. Nando De Colo, Daniel Hackett,
Sergio Rodríguez ve Cory Higgins gibi oyuncular ise gününde olduklarında durdurulmaları oldukça zor olabiliyor.

Real Madrid: Fernando Buesa Arena’ya son şampiyon olarak giden Pablo Laso’nun öğrencileri, yüksek dış şut tehdidi ve tempolu basketbolu ile tam bir İspanyol ekolü temsilcisi. Son dokuz Final Four’un yedisinde yer alıp ikisinde şampiyon olan Real Madrid’de Sergio Llull’un bir aylık sakatlık sonrası oynayıp oynayamayacağının belli olmaması nedeniyle Fabien Causeur ve Facundo Campazzo ikilisinin performansı belirleyici olabilir. Rudy Fernández ve Jaycee Carroll üzerindeki yük artacak, boyalı alanda Gustavo Ayón ve Walter Tavares’in etkili oyunlarına her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulacakmış gibi görünüyor.
Bütün bu önemli unsurlara, takımlar arasındaki güç ve kalite farklılıklarına rağmen Final Four’u ilginç kılan en önemli nokta, tek maçta her şeyin mümkün olması. Maç gününde sporcuların performansları kimin galip geleceği konusunda belirleyici faktör olacak. Bu maçlarda yapılacak hataların telafisi ne yazık ki yok. İşte bu sebeple 19 Mayıs akşamı her türlü sürprize açık. Bu durum tüm basketbolseverleri daha da heyecanlandırıyor.

Bu Sayıdaki Diğer Makaleler

Skylife Arşivi