Çatalhöyük, binyıllar önce Orta Anadolu’nun en kalabalık yerlerindendi. Buluntular bu coğrafyanın sadece mimaride, kültür ve sanatta değil, tarım konusunda da kendi devrinin öncülerinden olduğunu gösteriyor.

D ünyanın en eski yaşam alanlarından  Çatalhöyük ve Alacahöyük, insanların tarımı nasıl geliştirdiklerine dair içgörü sağlamada kuşkusuz büyük rol oynadı. Tüm dünyanın bugün çok sevdiği besinlerin büyük bir kısmının kökeni Küçük Asya’nın zengin çiftçilik geleneğine dayanıyor. Zeytinyağı, bal, biftek ve ekmek seviyorsanız  Anadolu’nun kalbindeki bu iki kadim kentin becerikli çiftçilerine teşekkür edebilirsiniz. Siyez buğdayı, farro tahılı, soyulmuş arpa, bezelye, mercimek, nohut, keten, çavdar gibi medeniyetlerin gelişimine ivme kazandıran ana ekinler MÖ 9500 civarında Neolitik Çağ’da üretildi. Birçok kişi bu ürünlerin Küçük Asya’da ve Doğu Akdeniz’in diğer bölgelerinde yaşadığı keşfedilen erken dönem çiftçi toplulukları ile başladığına inanıyor.
Konya’nın 52 kilometre güneydoğusunda yer alan Çatalhöyük, 9 bin yılı aşkın tarihiyle pek çok otorite tarafından dünyanın en eski köyü olarak kabul ediliyor. Bu alan tarihçilere ve arkeologlara insanlığın zirai kasabalara yerleşmeye nasıl karar verdiğine dair de bir içgörü sağladı. Çatalhöyük’ten önceki milenyumda Yakın Doğu’da ceylan ve keçi avlayıp çim ve meyve toplayan göçebeler yaşıyordu. Fakat bu topluluklar ekinleri için gerekli sulama yöntemlerini büyük bir hızla geliştirdi ve yüzyıllar içerisinde buradaki köyler çoğunlukla zirai prensiplere dayalı kent merkezlerine dönüştü.
Görsel açıdan bakacak olursak kenti eşsiz kılan şey sokakların olmayışı. Yukarıdan bakıldığında Çatalhöyük -tıpkı bal peteği gibi- birkaç küçük hücreden oluşan devasa bir binaya benziyor. Çatalhöyük sakinleri bağımsız yapılar inşa etmektense evlerini her yandan birbirine bitişik şekilde yapmış ve girişleri her evin çıkıntısının altına yerleştirmiş.
Çatalhöyük’te gördüklerimize kıyasla, göz alıcı Alacahöyük’te çok daha farklı bir mimari görüyoruz. Yaklaşık 4 bin 500 yıl önce kurulan bu yerleşim kadim Hitit Uygarlığı'nın en önemli merkezlerinden biriydi. Bir sfenksin yer aldığı gösterişli kapısıyla Alacahöyük büyük bir ihtimalle bölgede ilk barajın inşa edildiği yer. Buradaki paleo-biyolojik veriler zeytinin, incirin ve üzümün evcilleştirildiğine ve dolayısıyla bahçeciliğin başladığına işaret ediyor.
Anadolu’nun merkezinde, Çorum ilinde yer alan bu kadim alan Hititlerin en önemli merkezlerinden biriydi. Tarımın gelişmesi sayesinde, günümüz modern toplumlarını oluşturan kültürel ilerlemeler kaydedildi. Fakat 10 bin yıl önce insanlar bugün bile severek yediğimiz yiyeceklerle besleniyordu. O dönemde en çok sevilen yiyeceklerin bir kısmı arkeoloji profesörü Aykut Çınaroğlu tarafından eski yazıtlardan elde edilen bilgilerle belirlendi. Arpa ve farro tahılından (bazen peynir ve incirle yapılan) ekmekler, kayısı marmeladı, et güveci, zeytinyağı ve bal, ızgara kuzu ciğeri ve kalbi, pişmiş et ve soğanlı sandviçler bu yiyeceklerden yalnızca birkaçı.

Bu Sayıdaki Diğer Makaleler

Skylife Arşivi