16-21 Nisan tarihleri arasında düzenlenen 55’inci Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu bu kez ülkenin kuzeybatısını çevreleyen iddialı ve yeni bir rotayla yola çıkıyor.

55’inci yılını kutlayan Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu küresel spor sahnesinde isim sahibi bir organizasyon. Büyük profesyonel bisiklet takımları arasında nam ve saygı kazandığı yılların ardından etkinliğin statüsü 2016 yılında, yalnızca dünyanın en prestijli bisiklet yarışlarına verilen “Dünya Turu”na yükseltildi.
Bilindiği üzere yarış, ülkenin güney kıyı şeridinde Alanya’dan başlayıp İstanbul’da biten tanıdık ve genelde profesyonel bisiklet pelotonlarının daha hızlı sprinter’larına hizmet eden bir rota izliyordu. Bu yılki yarış ise başlangıçta Marmara Turu ismiyle bilinen turun orijinal rotasına sadık kalacak.
Ülkenin kuzeybatı bölgesine odaklanan rota hem bisikletçiler hem de takipçiler için yeni bir deneyim sunuyor. İstanbul’da başlaması ve bitmesi planlanan yarış altı etap boyunca toplamda 993.4 kilometre yol kat edecek ve Marmara Denizi’nin tamamını çevreleyecek.
2016’da “Dünya Turu” statüsüne erişmesiyle birlikte yarış yıllık takvimdeki yerini profesyonel bisiklet sezonunun sonuna, ekim ayına almıştı. Bu, lider bisikletçilerin birçoğunun yorulduğu ve yıllık yarış dönemini kapattığı bir zaman dilimi. Turun bahara geri dönmesi birçok bisikletçiyi memnun edecek bir haber; zira bu, yarışın daha heyecanlı geçeceği ve izleyicilerin harika bir deneyim yaşayabileceği anlamına geliyor.
Bisiklet turunun “devleri” genelde zafer tacını taşısa da netice tabii ki belli değil; çünkü bu tur kazanma şansı az olanların bile genelde başarı gösterdiği bir etkinlik. Bu yılın yarışında sizi nelerin beklediğine kısaca bir göz atalım.

1. Etap, 16 Nisan, İstanbul-Tekirdağ  
 (156.7 km)
Gelenek gereği, bir günden fazla süren her yarışın açılış etabı sprinter takımlarının performanslarını sergilemesine ayrılır. Yarışın başlangıç bölümlerinde, daha az bilinen bisikletçiler ve ekiplerden ani ataklar görme ihtimaliniz oldukça yüksek; zira bu yarışmacılar hem zafere ulaşma şansını elde etmek hem de sponsorlarının televizyonda görünürlüğünü sağlamak istiyor. Nihayetinde güçlü sprinter takımları son kilometrelere dek onları geride bırakmaya çalışacak. Takımların en hızlı finisher’ları bitiş çizgisine ulaştırabilmeye dair incelikli planları tüm katılımcıları “hızlı ve öfkeli” bir performansa sürüklüyor. 
Birinci etabın başlangıç noktası Sultanahmet Meydanı; Ayasofya, Yerebatan Sarnıcı, Aya İrini, Topkapı Sarayı gibi eşsiz tarihî yapılarla çevrili. Bu nedenle bisikletçiler için de heyecan verici bir başlangıç olacak. Rota, İstanbul’un bu nefes kesen ve etkileyici turistik bölgesinden 156.7 kilometre boyunca Marmara Denizi’nin kuzey kıyısını takip edip ünlü plajların sıralandığı bir dağa sırtını veren kıyı kenti Tekirdağ’a varıyor.

2. Etap, 17 Nisan, Tekirdağ-Eceabat 
(183.3 km)
İkinci etabın başlangıç noktası olan Tekirdağ, deniz kıyısındaki sakin şehirlerden biri. Bisikletçiler yarışa başlarken eminim bir gece önce tattıkları ünlü Tekirdağ köftesinin tadı damaklarında kalmış olacak! Bu ilk etaplarda ani atak görmeniz yüksek bir ihtimal çünkü bisikletçiler etabı kazanmak için ellerini güçlendirecek şekilde ara açmaya çalışacak.
Yarış ikinci yarısına girerken yolların gittikçe düzleşmesiyle birlikte büyük takımlar yarışta biraz daha kontrol sahibi olmaya başlıyor. Bunlar bisikletçilerin pek de aşina olmadığı yollar ve bu yıl etap, gergin bir bitişi garantileyen kısa bir tırmanışla son buluyor. Bu kısa tırmanışlar yalnızca etabı tanımlamakla kalmıyor, yarışın liderini de belirliyor.
Bisikletçiler bu etapta I. Dünya Savaşı’nın bir parçası olan Gelibolu Yarımadası Tarihî Millî Parkı’nda pedal çevirecek ve Çanakkale Savaşları’nın izlerini görecek. Anzak Günü’nün yaklaştığını düşünürsek bu bölüm tüm bisikletçiler ama özellikle de Avustralyalı, Yeni Zelandalı ve Türk bisikletçiler için duygusal bir gün olacak. Yarımadanın Çanakkale Boğazı’na karşı duran dik yamaçlı kıyıları, girintili çıkıntılı koyları ve uzun kumsallarına bakan yollarında zevkli bir yarış izleyeceğimiz kesin.

3. Etap, 18 Nisan, Çanakkale-Edremit
(122.6 km)
Avrupa yollarından Asya’ya geçiş, yarışın alametifarikalarından biri. Bu etabın hem bisikletçiler hem de takımlar açısından öngörülmesi zor; çünkü yarış gününün yarısından sonra uzun ve devamlı bir tırmanış başlıyor. Aslında bu tırmanış gözleri sprinter’lardan ayırmaya muhtemelen yetmeyecek zira bitişe doğru 35 kilometrelik düz bir yol var. Troya’ya ev sahipliği yapan Çanakkale’den başlayan bu etapta bisikletçiler Homeros’un İlyada destanının sayfalarını çevirir gibi yol alırken, yeni açılan Troya Müzesi de etabı izleyenlerin görülecek yerler listesinde.

4. Etap, 19 Nisan, Balıkesir-Bursa (194.3 km)
Geçtiğimiz yılın bitiş etabı olan Bursa bu yıl da heyecan verici bir rekabete sahne olacak. Gün boyu düz devam eden rota, son 35 kilometreye girildiğinde biraz daha engebe gördükten sonra kısa ve dik bir tırmanışla bitecek.
Bu, izleyiciler için heyecan verici; hem etapta hem de yarışın tamamında başarılı olmak isteyen bisikletçiler içinse gergin bir gün olacak. Asıl müsabaka ise son beş kilometrede görülecek. Etabın hızı yeterince yüksekse (ki muhtemelen öyle olacak) bu son karşılaşmada yarışın ön saflarında yer alabilmek için çabalarken pure sprinter’ların akciğerleri oksijenle dolacak. Burada tutunabilenler yarışta liderliği elde etmek için önemli saniyeler de kazanacak.
Balıkesir-Bursa etabında bisikletçiler başlarının üzerinden pelikanlar, balıkçıllar, leylekler geçerse şaşırmamalı; çünkü Manyas Kuş Cenneti Millî Parkı ve Ulubat Gölü’ndeki Gölyazı kasabası burada.

5. Etap, 20 Nisan, Bursa-Kartepe (164.1 km)
Beşinci etabın başlangıç noktası olan Bursa, Osmanlı İmparatorluğu’nun da başkenti olmuş. Bisikletçiler kervansarayların, camilerin, hanların ve hamamların yanından geçerek yola çıkacaklar. Yarışta daha önce yaşanan her şey bu günün gölgesinde kalacak. Zira bu etap, yarışın kazananının büyük ihtimalle kesinleşeceği “Kraliçe Etap” olarak biliniyor.
Etabın ilk kısımları Marmara Denizi’nin güney kıyısında geçtikten sonra nihai karşılaşmaya doğru ilerliyor. Bu büyük müsabaka Kartepe’nin zirvesindeki bitişe uzanan 15 kilometrelik tırmanışta gerçekleşecek. Bu tırmanış bisikletçilerin hem yerçekimiyle hem de birbirleriyle başa baş mücadele ettiği zorlu bir güne sahne olacak.
6. Etap, 21 Nisan, Sakarya-İstanbul 
(172.4 km)
Bu etapta İzmit Körfezi ve Sapanca Gölü bisikletçilerin görüş alanına girdiğinde, fotoğrafçıların kadrajlarına da girmiş olacak.
Tıpkı geçmişte olduğu gibi ilk sıralardaki yarışmacılar arasındaki fark yalnızca saniyelerle ölçülse de bir aksilik olmaması durumunda yarışın genel sıralaması bu noktada belirlenmiş oluyor. Bu da nihai mücadelenin, etabın son bulduğu ve turun altı gün evvel başladığı Sultanahmet’in göbeğindeki büyük finale kalabileceği anlamına geliyor.
Yarış hızlı ve kontrollü olacak; ta ki son kilometreye dek. Burada yarışmacıları, yarışın seyrini zafer fırsatıyla tamamen değiştirebilecek ve GC (Genel Klasman) bisikletçinin son bir atakla tur zaferini kazanabileceği ani ve kıvrımlı bir rota bekliyor. Etap başarısı için girilen bu heyecanlı mücadelede tutunabilen sprinter’lar da görebiliriz.
Etabın son anlarını canlı izlemek isteyenler tepeden biraz daha aşağıda bekleyebilir zira asıl heyecan burada duyulacak. 

Bu Sayıdaki Diğer Makaleler

Skylife Arşivi