Türk Hava Yolları “Yeni Evimiz” dediği İstanbul Havalimanı’na yeni hedeflerle gidiyor. 2018’de 75 milyondan fazla yolcu taşıyan millî bayrak taşıyıcı, İstanbul Havalimanı ile daha konforlu ve daha hızlı hizmet sunma konusunda harikulade bir avantaj elde etti.

Havalimanları başlangıçta uçağa binilip inilen yerlerken bugün artık hinterlandlarındaki olanaklar ile birlikte seyahat ve yaşam alanı olmaya doğru evriliyor. Turizm ve ekonomi gibi alanlarda iddialı tüm şehirler, havalimanlarını üst düzey konfor ve hizmet donanımlarıyla ele alıp her şeyin sistematize edildiği kusursuz ve eksiksiz bir seyahat deneyimi sunmakla yetinmiyorlar. Havalimanlarını yolcuların keyifle vakit geçirebileceği birer yaşam üssüne dönüştürme çabasındalar. Yolcuların alışverişten konaklamaya dek tüm ihtiyaçlarını karşılayan, ferah yaşam alanları sunan; tüm işlemleri dijital teknolojilerle hızlandıran, yoğunluğuna rağmen iyi yönetilen, bagaj kuyruklarını veya rötarları önleyen havalimanları çağındayız. 
Gelelim İstanbul’a… Emektar Atatürk Havalimanı bütün bu gelişmeleri takip edip hayata geçirmede başarılı olsa da sürekli artan yolcu sayısı nedeniyle tüm ihtiyaçlara mükemmelen karşılık verecek büyüklüğe sahip değildi. Türk Hava Yolları’nın son 15 yılda filo ve yolcu kapasitesinde gösterdiği hızlı büyüme ve İstanbul’un sivil havacılıkta giderek yoğunlaşan trafiği, Atatürk Havalimanı’nın kapasitesini zorlamaya başlamıştı. Atatürk Havalimanı; dünyada en fazla ülkeye uçan ve 2018’de 75,2 milyon yolcu taşıyan Türk Hava Yolları’nın uçaklarına da misafirlerine de yetmiyordu. İstanbul’un hem çok daha fazla kapasiteye sahip hem de konforu, teknolojik imkânları ve donanımıyla bir seyahat ve yaşam merkezi olabilecek çok daha büyük, rekabetçi bir havalimanına ihtiyacı vardı. 
Üç kıtanın ortasında harika bir köprü olması niteliğiyle transit yolculara eşsiz bağlantı imkânları sunan; görkemli tarihî mirası, doğası, kültürel ve sanatsal zenginliğiyle turistik; ekonomi ve uluslararası ticaretteki ağırlığıyla ise iş odaklı seyahatlerden pay alan İstanbul için 200 milyon yolcuya hizmet verecek kapasitede yeni bir havalimanı projesi ele alındı. Bu dev yatırımın 90 milyon kapasiteli ilk fazı 42 ay gibi rekor bir sürede tamamlandı. 
Cumhuriyet Bayramı'nın kutlandığı 29 Ekim 2018 günü büyük bir törenle, T.C. Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından hizmete açılan 1,4 milyon metrekare genişliğindeki (ve dünyanın tek çatı altındaki en büyük) terminal binası, yeni nesil teknolojilerle çağı yakalamanın da ötesinde sektöre öncülük edecek güçlü yeniliklerle de dikkat çekiyor. Mimarisine İstanbul’un kültürel mirasından çizgilerin yansıdığı terminal binasının kubbeli devasa tavanının altında oldukça ferah bir dünya var. 
Kilit roller üstlenen yeni nesil teknolojilerin, işleri kolaylaştırıp hızlandıran akıllı yol bulma sistemi, Nesnelerin İnterneti ve çeşitli mobil uygulamaların; yolcuların bilet işlemlerinden uçuş sonrası bagaj alımına dek tüm aşamaları dijital olarak yönetebilecekleri akıllı bir uçuş deneyiminin hayatımıza İstanbul Havalimanı’nda aşama aşama girişine şahit oluyoruz. Ekim 2018’den beri buradan sefer düzenleyen Türk Hava Yolları’nın misafirleri, bu ferah dünyayı keşfetmeyi sürdürüyor. 
Dev yatırımın tüm fazlarının tamamlanmasıyla 42 kilometrelik hattında saatte 30 bin bagaj taşıyacak olan bagaj sistemi, millî bayrak taşıyıcı havayolunun buradan uçuşlara başlamasıyla işlemeye başladı. Yoğunluğun hızlı ve akıcı bir şekilde yönetilmesini sağlayacak 500’den fazla check-in noktası içeren 13 check-in adası olacak havalimanında, işlemlerini tamamlayan yolcular 143 biniş köprüsünden hizmete açılanları kullanmaya başladı.
Türk Hava Yolları, terminal binasındaki lounge’lardan kendine ait olan CIP salonunu hizmete açtı. 55 bin metrekarelik, dünyanın en büyük Duty Free alanında mağazaların ışıkları yanmaya başladı.  Yolculuk öncesi ya da sonrası ihtiyaçlara da cevap verecek çeşitlilik ve kapasiteye sahip sosyal yaşam alanlarının yanı sıra 32 bin metrekarelik yeme içme alanı da her geçen gün biraz daha hareketleniyor.
Yağmur suyu, geri dönüştürülmüş su ve gri su kullanarak yüzde 40'a kadar su tasarrufu sağlayan, ASHRAE standartlarına göre yüzde 21 enerji verimliliğine sahip olan ve Yeşil Bina Sertifikasyonu LEED'de gümüş seviyesini hedefleyen İstanbul Havalimanı, yolculuklarınız sırasında keşfedeceğiniz pek çok özellikle donatılmış konforlu ve ferah atmosferiyle hizmete başladı. 
İstanbul Havalimanı finale doğru hız kesmeden ilerlerken Türk Hava Yolları da İstanbul Havalimanı’ndaki faaliyetlerini hızlandırıyor. Yeni evinden seferlere beş şehirle başlayan millî bayrak taşıyıcı, hizmet ve operasyon ünitelerini de hızla devreye sokmuş; aralık ayında CIP salonunun, daha sonra da Hat Bakım Hangarı, Hızlı Kargo Sevk Üssü gibi temel ünitelerden oluşan toplam beş tesisin açılışını da yapmıştı. Uçuş ağını sürekli genişleten Türk Hava Yolları bu ay Konya, Malatya, Erzurum ve Samsun’a da yolcu taşımaya başlayacak ve iç hat sayısını 13’e yükseltirken, 10 dış hat seferiyle birlikte İstanbul Havalimanı’ndan uçtuğu destinasyon sayısını toplam 23’e ulaştıracak. Böylece şubat sonunda 273 bini aşan yolcu sayısını daha da yükseltecek. 
Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın inisiyatifiyle 7 Haziran 2014’te başlayan inşaatın 90 milyon kapasiteli ilk fazı 42 ay gibi kısa bir sürede tamamlanmış; 29 Ekim 2018’deki açılış töreninde ilk konuşmayı yapan Sayın Binali Yıldırım’ın “Cumhuriyet'in 95’inci yılını böylesine görkemli bir eserle taçlandırmanın onurunu yaşıyoruz.” vurgusuyla hizmete girmişti. Geniş uçuş ağı, rakipsiz hizmet kalitesi ve İstanbul’dan 5 saatlik uçuşla 66 ülkeye ulaşım imkânıyla Türk Hava Yolları'nın yeni evinde daha geniş bir uçuş ağıyla daha çok noktaya erişmesi hiç de uzak bir hedef değil.

Bu Sayıdaki Diğer Makaleler

Skylife Arşivi