2 bin 500 yıl önce Yunanlar tarafından kurulan bu göz alıcı Riviera kenti bugün “güzeller güzeli Nice” olarak anılmanın haklı gururunu yaşıyor. Elit gezginlerin XIX. yüzyıldan beri uğrak noktası Nice, capcanlı bir kültür başkenti de artık.

Varınca

Melekler Körfezi’nin kıyısındaki Nice’te keşfinize Promenade des Anglais adlı tarihî kordonda bir yürüyüşle başlayın. Yol boyunca size masmavi dalgalar, Negresco Hôtel gibi gösterişli pastel saraylar ile kentin tarihine ve Cote d’Azur sanatçılarına adanmış zengin koleksiyonuyla müze Villa Masséna eşlik edecek. Kordonun sonunda, heykeller ve çeşmelerle süslü, kentin en ünlü buluşma noktalarından Masséna Meydanı’nda kalabalığa karışın. 
Öğle
Nice’te hemen herkes Cours Saleya’daki Marché aux Fleurs’de (Çiçek Pazarı) buluşuyor. Çiçekler, organik sebzeler ve ilginç antikalarla dolu pazar gerçek bir renk cümbüşü sunuyor. Öğle yemeği için en çok tercih edilen noktalardan Chez Thérésa’da socca’yı  (çıtır ve incecik nohut ekmeği üzerinde gezdirilmiş meyve aromalı zeytinyağı) deneyebilirsiniz. Bu lezzet birkaç sokak ötedeki bir fırından taptaze alınıp dükkâna getiriliyor. Çiçek Pazarı'nın hemen yakınındaki bir diğer gizli hazine ise Avangart üslubuyla Fotoğraf Müzesi. 
Akşam
“Fransız Rivierası'nın saygın kadını” olarak bilinen Nice’te en mükemmel gün batımı Kale Tepesi’ndeki gözlem noktasından izlenir. Tarihî kent merkezi La Vieille Ville’e doğru çıkacağınız sakin bir yürüyüşün ardından iştahınız iyice açılacağından ara sokaklardaki restoranlardan birinde geleneksel yemekler denemenin tam zamanı. L’Escalinda ya da benim de gözdem Chez Acchiardo'yu seçebilirsiniz. Dört nesildir hizmet veren restoranda bol yağda kızartılmış sakız kabağı çiçekleri ve ızgara sardalya yiyebilirsiniz. Akşam yemeğinin ardından Belle Epoque Opera Evi’nde opera veya bale performansı, belki de bir konser izleyebilirsiniz. 
Sabah
Kent merkezinin dışına çıkma vakti. 15 numaralı otobüs sizi milyonerleri ağırlayan Cimiez bölgesinin villaları ve yalıları arasından geçirip Matisse Müzesi’ne götürecek. Nice’i ikinci evi gibi gören modern usta Henri Matisse'e adanmış müzenin bir mil uzağındaki Ulusal Marc Chagall Müzesi ise yine burada yaşayan ve eser veren, XX. yüzyılın en büyük sanatçılarından Chagall’ın eserlerine ev sahipliği yapıyor. Sonraki duraklardan biri ise dünyanın parfüm başkenti Aux Parfums de Grasse; ziyaretçiler burada kendi kokularını oluşturabiliyor.
Öğle
Öğle yemeği için; geniş bir alana yayılan Lympia Rıhtımı’na demir atmış, sallanan teknelerin çevrelediği hareketli mahalleyi ziyaret edin. Kentin genç ve yükselen bölgelerinden biri olan bu mahallede sanat galerileri, müzik kulüpleri, Comptoir Central Électrique gibi tasarım kafeleri ve yeni nesil vegan restoran Badaboom gibi işletmeler yer alıyor. Restoran, lezzetli salatalar ve meyveli detoks smoothie’leri sunmakla kalmıyor, aynı zamanda şiir dinletileri, yoga dersleri ve sanat sergileri gibi etkinliklere de ev sahipliği yapıyor.
Ayrılmadan Önce
La Vieille Ville’i bölen dar sokakların her biri âdeta bir alışveriş madeni. Tarihe damga vurmuş zeytinyağı üreticisi Moulin à Huile Alziari gibi dükkânlara ya da Maison Auer’deki eşsiz meyve şekerlerine kim karşı koyabilir? Moda tutkunları Caprice ve Mademoiselle’deki vintage özel dikim ürünlerindeki indirimi keşfedebilir ya da La Chapellerie’deki çarpıcı el yapımı şapka koleksiyonundan dilediğini seçebilir.

Bu Sayıdaki Diğer Makaleler

Skylife Arşivi