İstanbul’da kış günlerinde çocuğunuzla birlikte nasıl bir gün geçireceğinize karar veremiyorsanız müzeleri gezmek harika bir fikir olabilir. Kreatif atölyelerde eser üretmekten trenle nostaljik bir gezi yapmaya kadar uzanan müze etkinliklerinde hem çocuklara hem de yetişkinlere yer var.

İstanbul’da çocukları eğlendirecek, eğlendirirken de bilgilendirecek etkinlikler bulmak hiç zor değil. Kentin müzeleri sundukları aktivitelerle bu ihtiyacı fazlasıyla karşılıyor. Minikler müzelerin atölyelerinde kendi eserlerine imza atarken sergi salonlarında eğitmenlerle yaptıkları sanat sohbetleriyle  renkli ve özgür bir dünyaya yelken açıyor. Onlar yeteneklerini geliştirirken, anne babalar da müzenin sinema salonunda film izliyor, şık kafelerinde çay içiyor ya da kütüphanesinde kitap okuyor.

İstanbul Oyuncak Müzesi
Müzeler turumuza kentin Anadolu Yakası’ndaki İstanbul Oyuncak Müzesi’yle başlıyoruz. Şair-yazar Sunay Akın tarafından kurulan ve beyaz bir köşke sığdırılmış bir masal diyarına benzeyen müzede 7’den 70’e herkese hitap eden bir “anı” mutlaka var. Bu yüzden müzenin koridorlarında “Benim de böyle bir oyuncağım vardı.” cümlesini sıkça duyarsanız şaşırmayın. Çocukların ilgisini çekecek işitsel ve görsel bir tasarımı var buranın: İnsanın Ay’a ulaşma çabaları uzayla ilgili oyuncakların; Sanayi Devrimi de oyuncak trenlerin diliyle anlatılıyor çocuklara.  Müzede birbirinden değerli oyuncaklar var. Charlie Chaplin için özel olarak üretilip bizzat kendisine armağan edilmiş "Şarlo" bebeği; el işçiliği ve detaylarıyla hayranlık uyandıran, 1800’lerden kalma bebek evleri; Amerikalı oyuncak bebek yapımcısı Fawn Zeller tarafından 1954 yılında üretilen porselen Mona Lisa, Anadolu’dan devşirilmiş tahta oyuncaklar, değerli bez bebekler, ünlü Eyüp oyuncakları… 
     Çocuklar İstanbul Oyuncak Müzesi’nde tiyatro izleyebiliyor ve birbirinden özel etkinliklere katılabiliyor. Bir fenomen olan Küçük Prens masalı müzenin tiyatrosunda oyun olarak sahneleniyor. Çocuklar bir masalın içine dalarken anne babalar da bir zamanlar ve hâlâ çok sevdikleri, Antoine de Saint-Exupéry’nin yazdığı Küçük Prens kitabındaki sahneleri yeniden hatırlıyor. Hafta sonları düzenlenen atölye çalışmalarında ise seramik obje ve heykeller, origami tekniğiyle kâğıttan mekânlar tasarlayan çocuklar el becerilerini geliştirirken çeşitli malzemelerle kendi oyuncaklarını da yapıyor.  
İstanbul Oyuncak Müzesi’nde çocuklar kendi bedenlerini bir enstrüman gibi kullanmayı da öğreniyor. “Yaratıcı Drama ve Masal Atölyesi”nde içlerinden geldiği gibi hareket ederek doğaçlamanın, mimik ve seslerin gücünü keşfediyorlar. Kendilerini daha doğru ifade edebilmenin yollarını da böylece kavramış oluyorlar.

Pera Müzesi
Çocuklara sanatı oyunla iç içe bir kurguyla sevdiren diğer bir yer de Pera Müzesi. Zaman Değişmeli sergisinde çocuklar müze alanında tasarlanan bir labirentte keşfe çıkıyor. Ama öncesinde zaman kavramıyla ilgili “Günün her saati duygularımız aynı mı olur? Yoksa zaman içerisinde değişirler mi?” gibi sorulara cevap arıyorlar. Son bölümde Raqs Media Collective’e ait Escapement adlı eseri inceledikten sonra üzerine duygularını resmettikleri tahta küpleri çevirerek yeni bir oyuna başlıyorlar.
7-12 yaş grubu çocuklar ise şiirsel sinemanın usta yönetmeni Sergey Parajanov’un müzedeki sergisini gezerek çokkültürlü görsel bir dünyada yolculuğa çıkıyor önce. Gelenekselden Pop Art’a uzanan yelpazede, kostümlerden desenlere, resimlerden mozaik ve fotoğraflara uzanan eserler yer alıyor. Parajanov’un üretim çeşitliliğinden yola çıkarak çocuklar Kafkas kültürünün geleneksel kıyafeti kaftanları hama boncuğu tekniği ile tasarlıyor.
Müzenin içinde her ay farklı film seçkilerinin vizyona girdiği bir sinema salonu da var. Ayrıca kafesinde mola verip tiramisu tatlısının tadına da bakabilirsiniz!

İstanbul Modern
Çocuklarla birlikte etkinliklere aktif olarak katılmak istiyorsanız buyurun İstanbul Modern’e. “Dokulu Resimler Atölyesi” iki-üç yaşında çocukları olan ailelerin çok seveceği bir etkinlik. Önce sünger, halı, kumaş ya da tahta gibi organik ve inorganik malzemelere dokunarak bu nesneleri çocuğunuza tanıtıyorsunuz. Ardından müzedeki sergiyi gezerek aynı dokularda yapılmış eserlerin izini sürüyorsunuz. Bir diğer etkileyici çalışma ise “Resimlerin Dünyasından Çıkan Kuklalar”. Sergideki resimlerden esinlenilerek tasarlanan kuklaların hangi resimde nasıl bir dünyada yaşadığını çocuğunuzla beraber keşfediyorsunuz. Ardından atölyedeki kuklalar ve onların yaşadıkları dünyalar görsel sunumlarla çocuklar tarafından canlandırılıyor. İstanbul Modern’de çocuklara yönelik bir başka etkinlik ise “Art Maker Lab Öğrenme Merkezi”. Çocukları sanat ve teknolojiyle buluşturan bu projeye 7-15 yaş aralığındaki herkes ücretsiz katılabiliyor. Çocuklar etkinlik alanındayken yetişkinler de Şimdi’nin Peşinde adlı koleksiyon sergisi ve Yıldız Moran: Bir Dağ Masalı sergisini ziyaret etmenin yanı sıra yönetmen Yeşim Ustaoğlu'nun sadece şubat ayına özel olarak gösterime giren filmlerini cep sinemasında izleyebiliyor. 

Rahmi M. Koç Müzesi
Haliç’in kıyısındaki Rahmi M. Koç Müzesi klasik bir müzeden çok daha fazlasını sunuyor çocuklara. Eski uçak ve klasik otomobil sergilerini gezmekten 1965’ten kalma lokomotifle Hasköy-Sütlüce demiryolu hattında çıkılan nostaljik yolculuğa, İkinci Dünya Savaşı’nda derin sularda yüzmüş bir denizaltının içinde dolaşmaktan atlıkarıncaya binmeye kadar çok cazip seçenekler var. Çocuğunuzla yıldızları keşfetme davetine de hayır demeniz zor. Planetaryumdaki koltuklara uzanın ve Güneş patlamalarını, yıldızların ortaya çıkışını, dinozorların yaşamını, buzul çağını ve insan vücudunun gizemlerini kubbeye yansıtılan rüya gibi görüntüler eşliğinde izleyin! Bu etkinlikler için internetten önceden bilet almanızda fayda var çünkü müzeye gittiğiniz gün gişede biletler tükenmiş olabiliyor.
Çocukların deneylerle ufkunu açan “Renkli Matematik Dünyası” etkinliğinde Mimar Sinan’ın köprülerinin sırlarını öğrenmekten Leonardo da Vinci’nin Haliç için tasarladığı köprüyü tekrar kurmaya, Pisagor teoreminin ispatından beste yapmaya kadar uzun bir seçenek listesi var. Bu sırada anne babaların payına da İstanbul’un nostaljik simgelerinden olan ve müzede sergilenen “Tarihî Fenerbahçe Vapuru”nun kafesinde Haliç manzarasının tadını çıkarmak düşebilir. Bu vapurda hafta sonları 4-14 yaş arası çocuklara heykel, kukla, dans ve drama eğitimleri de veriliyor.   
Günün sonunda hem anne babalar hem de kendi eserleri, tasarımlarıyla çocuklar eve mutlu dönüyor. Sürprizlerle dolu İstanbul, müzelerinde sunduğu olanaklarla çocukları kucaklayarak onlara renkli dünyasında yer açmaya devam ediyor. 

Bu Sayıdaki Diğer Makaleler

Skylife Arşivi