İrlandalı yazar James Joyce'un hakkında “Bahnhofstrasse Caddesi öylesine temiz ki kaldırımdan makarnalı sebze çorbası içebilirsiniz.” dediğine inanılan Zürih, dünyanın yaşam kalitesi en yüksek şehirlerinden biri.

Varınca

Peynirin, çikolatanın ve Roger Federer’in memleketinde sizi eğlence dolu bir hafta sonu bekliyor. Keşfinize kentin en yüksek noktası masalsı Lindenhof Tepesi’nden başlayın. Zürih’in ve Limmat Nehri’nin panoramik manzarasına hâkim bu tepede birbirinden güzel selfie’ler çekebilirsiniz. Bir dönem Kelt, Roma ve Orta Çağ harabelerine ev sahipliği yapan tepe günümüzde hem kent sakinleri hem de turistler için bir dinlenme yeri hâline gelmiş. Etrafta tutkulu satranç oyuncuları görmeniz mümkün.

Öğle
Eski Şehir’in (Altstadt) tarihî sokaklarında dolaşırken Zürih’in neden en kültürlü şehirlerden biri olduğunu anlayacaksınız. Fraumünster ve Grossmünster kiliseleri, sanatçı Marc Chagall ve Sigmar Polke’nin göz alıcı vitray işleriyle ünlü. Sanat ve tarih meraklıları ise dünyadan modern sanat başyapıtlarını görmek için Kunsthaus’u, Gotik sanat eserleri için abidevi Ulusal Müze’yi, ülkedeki en iyi antik sanat koleksiyonları için Zürih Üniversitesi’ndeki Arkeoloji Koleksiyonu’nu ziyaret edebilirler. 

Akşam
Gün batımının ardından XIX. yüzyıldan kalma kemerli demiryolu viyadüğü Im Viadukt’un altındaki dükkânlarda gezinin. Burada, tasarım ve gastronomi birbiriyle yarışıyor âdeta. Zürih’teki ilk akşam yemeğinizi İsviçre mutfağından örnekler sunan Markthalle’de yiyebilirsiniz. Özellikle deniz ürünleri tabağı çok lezzetli. Tatlı düşkünleri içinse Basler Läckerli, çikolata dolgulu carac ve birnbrot gibi geleneksel lezzetleri deneyebilecekleri St. Jakob Beck adlı fırını öneririm. Gecenizi Konzertsaal Tonhalle Maag’da bir konser dinleyerek noktalayabilirsiniz.

Sabah
Doyurucu bir kahvaltının ardından Bahnhofstrasse’ye doğru yol alın. Burası dünyanın en prestijli alışveriş caddelerinden biri. Lüks butiklerin ve Tiffany & Co., Bucherer, Cartier gibi mücevhercilerin vitrinlerine merakla bakabilir,  İsviçre'nin en eski saat dükkânı Beyer'e uğrayabilirsiniz. Tarih tutkunları ise Orta Çağ’ın Zürih’ini görmek için geleneksel tüccar loncalarından dönüştürülmüş lokantaları ziyaret etmeli. Bugün Haus zum Rüden adlı restorana ev sahipliği yapan Soylular Loncası, Rathaus bölgesindeki en bilindik adres.

Öğle
İsviçre’nin nasıl ve neden dünyanın bankacılık merkezi olduğunu merak ediyorsanız Paradeplatz’a yönelin derim. Burada bir kent sakini size Zürih bankacılık sahnesinin gelişimini anlatabilir, İsviçreli bankacıların yemek yedikleri, toplantı yaptıkları ve kendi altın rezervlerini tuttukları yerleri gösterebilir. Guinness Rekorlar Kitabı’na göre dünyanın en eski vejetaryen restoranı olan Haus Hiltl’de öğle yemeği yiyebilirsiniz. Birbirinden güzel 100'den fazla yemek -dondurma dâhil- tamamıyla vejetaryen ve organik. Lüksemburg makaronları için, ünlü Confiserie Sprüngli’de küçük bir mola verin.

Ayrılmadan Önce
Gezinize mükemmel bir son için gün batımında Zürih Gölü’nde sakin bir tekne turuna çıkın. Buna da Limmat Nehri’nin göle döküldüğü büyüleyici Burkiplatz’dan başlayın. Gölün karşı ucundaki Orta Çağ kasabası Rapperswil’i de mutlaka listenize dâhil edin ve kıyı boyunca etkileyici limanlarını izleyin. İsviçre köylerinin kapladığı muhteşem tepeleri de üst güverteden görebilirsiniz. Arka plandaki görkemli Alp Dağları ise tek kelimeyle büyüleyici.

Bu Sayıdaki Diğer Makaleler

Skylife Arşivi