Yeryüzünün bu kısmı tamamıyla buzla kaplı... Parıltılı buz heykelleri donmuş yüzeyin üstünü süslüyor, içindeki hava baloncuklarıysa bahara kadar içeride tutsak. Buna rağmen Hövsgöl Gölü’ndeki kutlama ruhu her yeri sarmış. Biraz ileride, atlı kızaklar insanları gölün en ücra köşelerine taşıyor. Öte yanda bir grup, dumanı üstünde tüten tsai’yi (siyah çay, deve sütü ve bir tutam tuz karışımı) yudumlayarak halat çekme yarışını izliyor.
Burası Moğolistan. Kış sonuna doğru Moğollar mevsim geçişini Hövsgöl Buz Festivali’nde kutluyor. “Kuzeyin mavi incisi” dedikleri bu tatlı su gölü, Sibirya taygasının derinliklerine kadar uzanıyor. Gölün de içinde bulunduğu Hövsgöl Gölü Ulusal Parkı kurtlar, ibeksler ve musları da içeren çok çeşitli bir yaban hayatına ev sahipliği yapıyor. Fakat festivalin cazibesi tüm bunları gölgede bırakmaya yeter. Festivale geleneksel giysileriyle gelen Moğollar, atalarından kalma oyunlara ve şaman ritüellerine katılarak kökleriyle bağlarını güçlendiriyor. Onlar, kuzeyin zor ulaşılan bölgelerinde yaşayan göçebe Tsaatan kabilelerine mensuplar. Unutulmaya yüz tutmuş yaşam tarzlarını her yıl güneye inerek ihya ederken ziyaretçiler de onları ve Tsaatan ren geyiği çobanlarını tanıma fırsatı buluyor. 
Alacakaranlıkta kutlamalar yakındaki göl kıyısına kayıyor. Odun yığınıyla gür bir ateş yakıp etrafında çember oluşturuyorlar. Şaman ezgileri etrafı doldururken ateş kıvılcımları karanlıkta bir yanıp bir sönüyor. Çok geçmeden,  eve dönüş yolculuğu için dağılmaya başlıyor kalabalık; tabii bir sonraki yıl tekrar gelmek üzere.

Bu Sayıdaki Diğer Makaleler

Skylife Arşivi