Türk Hava Yolları'nın destek verdiği "Let's Talk!" Antalya sempozyumunun yıldız isimlerinden biri, yardımlaşma derneği Elbi’nin ortak kurucusu süpermodel Natalia Vodianova oldu. Kadın sağlığı ve haklarını ön plana çıkararak kadınlara daha özgür alanlar oluşturmayı hedefleyen Vodianova’ya gündelik hayatına dair sorular da yönelttik.

Dünyamızın en önemli sorunlarından birini milyonlarca kadının yüzleştiği zorluklar oluşturuyor. Fakat iyi bir haberimiz var; cinsiyet ayrımcılığı, tabular, kadın sağlığı konusundaki engeller için çözüm arayışları teknolojinin de yardımıyla daha fazla ilerleme kaydediyor. 
Dijital yardımseverlik platformu Elbi ve Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA) tarafından ortaklaşa düzenlenen “Let’s Talk!” (Hadi Konuşalım!)  sempozyumu, kadın sorunlarına dikkat çekmek için atılan ilk adımlardan biri. 
Kadınları bilinçlendirme konusunda kampanyalarıyla tanınan ve Elbi’nin kurucu ortağı olan Natalia Vodianova, sempozyumun önemli isimlerinden biriydi.  Vodianova hem bu platforma hem de kendisine dair sorularımızı yanıtladı. 

Elbi’den biraz bahseder misiniz?
Elbi dünyadaki daha küçük kuruluşlara erişim sağlamayı ve onların sesi olmayı amaçlıyor. Ama akıllı filantropiye (gönüllü bağışçılık) ve geleceğin akıllı evini hayal etmeye de odaklanıyor çünkü filantropinin hâlâ kişiselleşmediğini görüyoruz. Dünyada büyük bir felaket olduğunda internetten neler yapabileceğinize bakıyorsunuz ve sonuçlar sizi hep aynı ve çok büyük kurumlara yönlendiriyor. Ama sahada gayret gösteren birçok küçük kuruluş da var ve biz onları ön plana çıkarmaya çalışıyoruz. Genç insanlara bu küçük kuruluşlara ilgi, finans ve kaynak anlamında destek olma seçeneğini sunmayı amaçlıyoruz. Gelecekte teknoloji sayesinde filantropinin daha da kişiselleşeceğini öngörüyoruz.

Hayır işleri alanındaki yolculuğunuz nasıl başladı? Motivasyonlarınız nelerdi?
Engelli bireylere ve ailelerine destek amacıyla kurulan ve oldukça büyük bir operasyona sahip bir kuruluş olan Naked Heart Foundation’ı yönetmekle başladım çalışmalarıma. Rusya’da ve dünyanın farklı yerlerinde daha küçük kuruluşlarla da çalıştık. Bu kuruluşların yaptığımız iş ve özel ihtiyaçlar konusundaki ilerleme açısından ne kadar önemli olduğunu gördük. Fakat kurucusu ben olduğum için çok daha güçlü bir sese ve yüze sahip Naked Heart Foundation’a kıyasla bu küçük kuruluşların fon bulması ve ilgi çekmesi, çok daha zor.

Türk Hava Yolları’nın sponsorluğundan bahseder misiniz? 
Türk Hava Yolları’yla ilk iş birliğimiz bu. Antalya’daki “Let’s Talk!” sempozyumu büyük bir başarı yakaladı. Hindistan, ABD, Fransa, Birleşik Krallık, Bulgaristan, Rusya, Belarus ve Lübnan gibi ülkelerden, dünyanın dört bir yanından insanları bir araya getirdi. Bu ortaklık olmasaydı bu insanları ve bu fikirleri bir araya getiremezdik. Bu arada, UNFPA’nın Doğu Avrupa ve Orta Asya Bölge Direktörü Alanna Armitage, bir Türk Hava Yolları uçağında yaşamak istediğini söylüyor. Ben de bunun hayalini kuruyorum. Yemekler muhteşem. Çok konforlu ve insanlar çok nazik. Çok etkilendim. En iyi havayollarından biri ve harika bir deneyim sundu.

Sayın Emine Erdoğan da sempozyuma katıldı. Kendileriyle görüşmeniz nasıl geçti?
Sayın Emine Erdoğan'ı etkinliğimizde ağırlamaktan onur duyduk. Kendisinin katkı ve desteği bizim için çok önemliydi. Vurgulamak istediğimiz konulara ışık tuttu. Bu sebeple çok mutluyuz. Kendisiyle yüz yüze tanışmaktan çok mutlu oldum. Yaptığı diğer insani yardım çalışmalarından çok etkileniyorum.

Bu yoğun faaliyetlerinizin yanında bir de işiniz ve çocuklarınız var… Süpermodel ve beş çocuk annesi bir kadın olarak bu kadar aktif bir hayat sürmek zor mu?
İşim, tutku sahibi olmam ve bu tutkumun peşinden gitmem çocuklarıma bırakacağım mirası inşa etmede büyük önem taşıyor. Birçok kadın gibi benim de kendimi suçlu hissettiğim anlar oluyor. “Tanrı'm, yine seyahate çıkmam lazım.” diyorum bazen. Çocuklarımı özlüyorum; onlar da beni özlüyor. Ama bir hayat prensibi belirlediğinizde buna sadık kalmanız gerek. Çocuklarıma örnek olmaya çalışıyorum.

Türkiye’yi kaç defa ziyaret ettiniz? Tatillerde Türkiye’ye geliyor musunuz?
Uzun zaman önce tatil için Kaş’a ve Marmaris’e gitmiştim. İstanbul’a da geldim ama pek uzun kalamadım. İyice keşfetmek için tekrar geleceğim.

Bu Sayıdaki Diğer Makaleler

Skylife Arşivi