Yolcularına 29 Ekim’den itibaren yeni evi İstanbul Havalimanı’nda hizmet vermeye başlayan Türk Hava Yolları, merkez üssü İstanbul’u tanıtan ve bazı sürpriz yeniliklere de değinen bir film çekti. Ridley Scott’ın yönettiği kısa filmde Blade Runner 2049 filminden tanıdığımız ünlü oyuncu Sylvia Hoeks başrolde.

Önemli bir coğrafya üzerine kurulan ve tarihin derinliklerine kök salan şehirler uygarlığın geleceğine ve toplumların kaderine yön verir. Tıpkı İstanbul gibi… İki kıtayı birbirine bağlayan, iki denizi birleştiren, dünyanın ve güçlü imparatorlukların merkezi olan İstanbul, dünyada en fazla ülkeye uçan Türk Hava Yolları’nın da merkezi. Çünkü küresel taşıyıcının hikâyesi 85 yıl önce bu şehirde başladı, zamanla burada gelişti ve bütün dünyaya yine buradan uzandı.
İstanbul Havalimanı’nın hizmete açıldığı ekim ayı, Türk Hava Yolları’nın 1933’ten geleceğe uzanan seyrinde önemli bir dönüm noktası. 29 Ekim’de İstanbul, tek çatı altındaki en büyük havalimanına kavuştu. 
Türk Hava Yolları 85’inci yılında, merkez üssü İstanbul için bir de kısa film çekti. Bu tarihî şehre bağlılığının bir ifadesi ve saygı duruşu niteliğindeki altı dakikalık film ünlü yönetmen Ridley Scott’ın elinden çıktı. Oscar'a üç kez aday gösterilen, 20’nci yüzyılın en çok seyirciye ulaşan yönetmenlerinden biri olan ve Kraliçe II. Elizabeth tarafından “şövalye” unvanına layık görülüp 'Sör' olan İngiliz yönetmen Ridley Scott’ın kariyeri unutulmaz filmlerle dolu: 1977'de yönettiği The Duellists, Cannes Film Festivali'nde En İyi Film Ödülü'nün sahibi oldu. 1979 yapımı Yaratık (Alien) filmi, tüm zamanların en sevilen bilimkurgu serilerinden biri olurken, yönetmeni Scott da dünyanın en beğenilen yönetmenleri arasına girdi. 1982'de bir başka bilimkurgu efsanesini, Blade Runner'ı çekti. 2000 yılında ise Gladyatör filmini yönetti.
Bugüne kadar reklam filmlerinde spor dünyasından Messi ve Kobe; sinemadan ise Morgan Freeman ve Kevin Costner gibi dünya starlarıyla çalışan Türk Hava Yolları’nın İstanbul için çektiği filmde yine ünlü iki kadın oyuncu oynuyor: Sylvia Hoeks ve Aure Atika.
İstanbul Havalimanı, Çırağan Sarayı, Şerefiye Sarnıcı, Ortaköy Meydanı gibi mekânlarda geçen filmin çekimleri dört gün sürdü. Sarnıcın atmosferini çok beğenen Ridley Scott, buradaki sahnede kendi filmlerine göndermeler yaptı. Boğaz sahneleri çekilirken Şehir Hatları seferleri durduruldu, bir Boğaz dolmuş teknesi ile bir helikopter kullanıldı. Galata’da ise yoğun trafik görüntüleri tercih edildi. Filmin çekimlerinde toplamda 500 kişi rol alırken, İstanbul Havalimanı’ndaki çekimlerde 250 kişilik oyuncu ve figüran kadrosu kamera önündeydi. Burada çekilen sahnelerde, Türk Hava Yolları kabin personelini yeni kabin üniformalarıyla görürken uçak kabin tasarımlarında yapılan yeniliklerle de tanışacaksınız.
Hikâyenin diyaloglar yerine aksiyona odaklanmış görsel anlatımla sahnelendiği kısa film tüm sosyal mecralarda yayınlanacak. Bu amaçla dört farklı uzunlukta tanıtım versiyonu hazırlandı.
 
Bulmaca Gibi Bir Senaryo
İstanbul filmi, şehrin tanıtımını üstlenen bir prodüksiyon. Fakat tanıtım görevini İstanbul manzaralarını peş peşe sıralayan klişe bir kurgu yerine polisiye türünün inceliklerini aratmayan bir takip öyküsüyle yapıyor: 30 yaşlarında sarışın, güzel bir kadın (Sylvia Hoeks), Türk Hava Yolları uçağının Business Class kabininde İstanbul’a uçmaktadır. Sylvia Hoeks, sağ çaprazındaki koltukta oturan ve elindeki deftere sürekli bir şeyler karalayan gizemli esmer kadını (Aure Atika) izlemektedir. 
Uçağın inişiyle yolcular çıkış kapısına yönelirken Sylvia, Aure'nin koltuğunda unuttuğu defteri alır ve içinde kendi portresini görerek şaşırır. Bundan sonraki sahneler boyunca defterin ipuçlarıyla sahibi Aure'yi takip eder. Sylvia, takip esnasında önce İstanbul Havalimanı’nın geniş koridorlarında görünür. Sonrasında bir otelin VIP aracına binen Aure’nin peşinden giderken, geçtiği yerlerin deftere çizilmiş olduğunu fark eder ve takip planını buna göre yapar. 
İlerleyen sahnelerinde Bebek’ten Ortaköy’e, Şerefiye Sarnıcı’ndan Çırağan Sarayı’na uzanan takip boyunca Galata Kulesi ve Boğaziçi gibi İstanbul’un simgeleşmiş yerlerini, Türk kahvesi gibi şehirle özdeşleşmiş unsurları gördüğümüz film, yine İstanbul Havalimanı’nda noktalanır. Sylvia’ya gelince… O, Aure’ye yetişebilmek için Türk Hava Yolları uçağı ile Bali’ye doğru çoktan yola koyuldu...
Yönetmen ve oyuncular bu gizemi çözmeyi izleyicilere bıraktılar. Ama İstanbul ve film konusundaki sorularımızı içtenlikle yanıtladılar.

Yönetmen, Yapımcı - Ridley Scott

Ridley Scott, siz Apple’ın 1984 temalı ikonik reklam filmini yönettiniz. Günümüzde reklam ve sinema arasındaki ilişki hakkında düşüncelerinizi öğrenebilir miyiz?
İster marka ister ürün ister film olsun, günümüzde reklam ve sinema arasındaki ilişki çok daha yüksek bir sosyal bilince ve tüketici anlayışına duyulan ihtiyaçtan giderek daha da fazla etkileniyor. Bu yaklaşım son 40 yılda önemli ölçüde arıtıldı ve yayıldı. Yeni nesil izleyici ve kullanıcılar geleneksel reklam formatlarına ve tam anlamıyla çarpıcı içerik yoksunluğuna karşı biraz ilgisizler. Gerek eğlence gerek endüstri bağlamında, yeni izleyici kitlesi güçlü bir hikâye istiyor. Reklamcılığın ilk dönemlerinde iyi senaryo ve hikâye anlatıcılığı hüküm sürüyordu. Bugün 30 yıl önceki mücadeleye geri döndük: İster altı saniyelik bir spot yap ister üç dakikalık epik bir kısa film veya iki saatlik bir prodüksiyon düşün ya da 22 saatlik bir televizyon dizisi yaz. Soru aynı: Bunun için zengin bir “hikâye” kurgulayabilir misin? Aynı mücadele devam ediyor. İzleyicinin dikkatini çekemezsen, hiçbir şey başaramazsın.

Filmi bu bakış açısıyla çektiniz. Zorlukları, ilham kaynağınızı ve sonunda ortaya çıkan hikâyeyi kısaca anlatır mısınız? 
Bu konu ve işin zorluğu gelenekselin dışında bir hikâye anlatıcılığı biçimi kullanmakta yatıyor. Hikâye, bu harika şehre bu sıra dışı havayoluyla seyahat eden ve ilginç bir bağ kuran iki özel gezgin arasında gelişiyor; onları bir araya getiren bir defteri ve hikâyelerinin açıldığı muhteşem şehir İstanbul’u konu alıyor. Bu kadar söyleyeyim; gerisini izleyici çözsün.

Film için başrolleri nasıl seçtiniz? Bu süreç genelde nasıl ilerliyor?
Başroller tabii ki hep çok önemli. Başrol oyuncuları belirleme sürecine bizzat dâhil oldum. Bu iki oyuncu da Türk Hava Yolları’yla seyahat edebilecek insanları temsil ediyor. Deneyimli birer gezgin olarak ve bu deneyimlerden en iyisini bekleyen insanlar olarak görünmeleri gerekiyor.

Yeni kabin üniformalarını ve yeni havalimanı gibi Türk Hava Yolları hizmetlerini yakından deneyimleme fırsatı buldunuz. Marka hakkında ne düşünüyorsunuz?
Yeni kabin kıyafetleri ve yeni havalimanı tam anlamıyla muhteşem; benzer örnekleriyle kıyaslandığında çok iyi olduklarını düşünüyorum. İşim gereği sık seyahat ediyorum ve yolculuğum sırasında en iyi ilgiyi ve alakayı beklerim. Türk Hava Yolları da bu anlamda bizimle yakından ilgilendi!

İstanbul’a ilk kez geldiniz sanırım. Nasıl buldunuz?
İstanbul çok güzel bir topografyaya sahip. Göz alıcı rıhtımlar ve her yerde deniz. Şüphesiz en güzel mimari örnekler nefes kesen tarihî camiler.Günümüz mimarlarına söylüyorum: “Uyanın!” O mimarlar gerçekten işlerinde ustaymış!

Filmde İstanbul’a dair birçok sembolik yer görüyoruz. Hangisi favoriniz oldu? Şerefiye Sarnıcı mı, Ortaköy mü, Çırağan mı?
En çok Şerefiye Sarnıcı’nı beğendim. Muhtemelen 16 asır önce Romalılar için Bizanslı zanaatkârlar tarafından inşa edilmiş, kadim mimarinin nefes kesen bir örneğiydi. 

Türk Hava Yolları’na dair bizimle paylaşmak isteyeceğiniz bir anınız var mı?
Seda Kalyoncu’nun ve ekibinin yakın iletişiminden ve heyecanından çok etkilendim. Hepsi son derece misafirperver, harika insanlardı. Bana çok güzel bir tespih hediye ettiler. Her gün elimde taşıyorum; gereğinden fazla endişelenmemi engelliyor.


Oyuncu, Yazar - Aure Atika

Aure Atika, daha önce İstanbul’a gelmiş miydiniz? Ziyaretinizden önce ve sonra fikirleriniz nelerdi? Buradaki yaşama dair bir gözleminiz var mı?
İstanbul’a ilk gelişimdi bu ve şehri keşfetme isteğiyle geldim. İstanbul efsanevi bir üne ve saf bir oryantalist atmosfere sahip. Çok az kalsam da güzel camilerin ötesinde birçok şey keşfettim. Sıcakkanlı insanların yaşadığı son derece modern bir şehir.

Oyunculuk nedir ve Ridley Scott’la çalışmak nasıldır?
Oyunculuk bir özveri, dünyayı kendi bakış açımdan görme biçimi ve bir oyun. Ama aynı zamanda insanları ve hayatı anlamanın da bir yolu. Kendimi keşfetmemi sağlayan bir araç. Ridley Scott’la çalışmak, benim için bir hayalin gerçekleşmesiydi. Çok tatlı ve enerjik biriyle tanıştım; asla durmuyor ve ne istediği konusunda oldukça net. Ama aynı zamanda oyuncularını seviyor ve onlara güveniyor. Bu sebeple oyuncular da ellerinden gelenin en iyisini yapıyor ya da en azından buna gayret ediyor!
Filmdeki karakterinizden bahseder misiniz? Onu motive eden şey nedir?
Ben filmdeki gizemli kadınım ve diğer karakter beni takip ediyor. Tam da bu gizem sebebiyle onun hakkında daha fazla şey söyleyemem ama o karakteri canlandırabilmek için onun etrafında bir hikâye kurguladım.

Çekimler sırasında yaşayıp asla unutamayacağınız bir anınız
var mı?
Her dakikasından büyük keyif aldım çünkü Ridley ile birlikte İstanbul’daydım! Tabii helikopter ve tekne sahnelerini de hatırlıyorum çünkü bir James Bond filminde yer almak gibiydi.

Uçakta film izlemekten hoşlanır mısınız?
Kesinlikle! Film izlemeyi en çok sevdiğim anlardan biri. Kimse rahatsız etmiyor ve Fransa’da izleyemeyeceğim filmleri keşfetme fırsatım da oluyor.
Yolculuklarınızı nasıl planlıyorsunuz? Seyahat etmeyi en sevdiğiniz destinasyonlar hangileri?
Seyahat etmeyi ve yeni yerler keşfetmeyi seviyorum. 18 yaşıma girdiğimde gittiğim ilk yerlerden biri olduğu için Tayland’a tekrar gitmeyi çok isterim. Yakın zamanda Vietnam’ı, Sri Lanka’yı, Tunus’u ve Minorka’yı keşfettim. Yazları Fransa ve çevresinde gezmeyi seviyorum çünkü keşfedilecek birçok güzel yer var! Kış mevsimindeyse uzaklara, güneşin olduğu yerlere gitmeyi tercih ediyorum.

İstanbul’a geliş ve gidiş uçuşunda Türk Hava Yolları’nın sunduğu hizmeti nasıl buldunuz? 
Çok şaşırdım. İstanbul’a gelirken Business Class’ta uçtum ve diğer havayolu şirketlerinin “premiere” deneyimiyle aynı kalitedeydi. Paris’e dönmeden önce İstanbul’daki lounge’da vakit geçirdim ve gerçekten inanılmazdı. Yiyecek birçok şey ve modaya dair çok çeşit vardı. Golf, piyano, elektrikli tren… Görecek birçok şey vardı!

Okurlarımıza filme dair söylemek istediğiniz bir şey var mı?
Ridley Scott’ın yeteneğine ve gayesine güveniyorum. Okuyucularınızın karakterim ve onun Sylvia’nın karakteriyle ilişkisi hakkında ne düşündüğünü öğrenmeyi çok isterim. Karaktere dair yorumları benim canlandırmamla uyuşuyor mu merak ediyorum.

Bu Sayıdaki Diğer Makaleler

Skylife Arşivi