Heyecanla beklenen 54'üncü Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’na (TUR 2018) günler kaldı. Dünyanın en iyi bisikletçileri bu yarışta ülkenin en muhteşem manzaraları eşliğinde pedal çevirecek.

Bisiklet sürmek hem sporcular hem de meraklıları tarafından tutkulu ve heyecan verici bir spor. Özellikle de göz alıcı coğrafyalarda gerçekleştirildiğinde çok daha büyük bir keyif veriyor. Bu yıl 54’üncüsü düzenlenecek  Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu, Dünya Turu statüsünü ikinci kez taşıyor. Bu özel durum sadece Türkiye için değil, bölge için de bir ilk. Ekim ayında pek çok sporsever televizyondan Türkiye’nin tarihî yerleri ve nefes kesen manzaraları eşliğinde kıyasıya bir mücadeleyi naklen izleyecek. 
Geçtiğimiz yıllarda nisan ve mayıs aylarında gerçekleşen yarış, son iki yıldır ekim ayında yapılıyor. Bu sayede sporcular daha tenha ve risksiz yollarda yarışabiliyor. Profesyonel yarışmacı bisiklet grubunun güçlü pedalcıları olan “sprinter”lar, düz ve bakımlı yolları tercih ediyor. Ege’nin göz alıcı kıyılarından başlayan ve İstanbul’da noktalanan yarış boyunca yarışmacılar heyecanlı bir tur geçiriyor. Geçtiğimiz yıllarda sporcular, 1850 metrelik zorlu yükseltilerle karşılaşarak çekişmeli anlar yaşadı. Bu yıl da büyük olasılıkla farklı bir parkurda benzer sahnelere tanık olacağız.
Başlangıç Noktası Konya 
Bu yıl yarışın “büyük başlangıcı” ve ilk etap bitişi İç Anadolu’daki Konya’da gerçekleşiyor. İkinci etap için Alanya'ya uğrayan yarış ardından Ege Denizi’nin kıyı şeridinden devam ederek Antalya, Fethiye, Marmaris, Selçuk, Bursa ve İstanbul olarak toplamda altı etapta tamamlanıyor.
Konya, geleneksel bir Anadolu şehri ve iyi korunmuş tarihî mimarisiyle tanınıyor. Ancak bu şehri önemli kılan bir özellik daha var o da mutasavvıf Mevlâna Celâleddîn-i Rûmî’nin burada yaşamış olması. Her yıl binlerce turist Mevlâna Müzesi ve Türbesi’ni görmek için bu şehre geliyor. Her cumartesi düzenlenen sema gösterileri ilahi atmosferiyle çok etkileyici. En eski yerleşimlerden biri kabul edilen ve 9 bin yıllık tarihe sahip olan Çatalhöyük'te yapılan kazılardan çıkarılan eserleri Konya Müzesi’nde görebilirsiniz. Kentin 14  km uzağında bulunan Sille'deki Ak Manastır’ı (Hagios Khariton) ve Aya Elena Kilisesi’ni ziyaret edebilirsiniz. Kadim kent Konya, Türk bisiklet sahnesinin kalbi olarak görülebilir zira başarılı bir geçmişe sahip Torku takımının yanı sıra yarışa bu yıl da katılacak dünya klasmanında bir sprinter olan Ahmet Örken gibi lider bisiklet yarışçıları da Konya’da yaşıyor.
Alanya-Antalya
Konya’nın ardından yarış, kış aylarında birçok uluslararası bisikletçiyi ve takımı ağırlamasıyla ünlü bölgedeki Alanya-Antalya etabına geçiyor. Antalya bir yanda turkuaz rengindeki deniz ve altın sarısı kumsallarla, diğer yanda kış aylarında zirveleri karlarla kaplı dağlarla çevrili. Şehrin tarihî Kaleiçi bölgesini yürüyerek keşfedin. Civarda halı, takı gibi geleneksel hediyelik ürünler satan dükkânlarda alışveriş yapabilir, liman manzarasına karşı Türk kahvesi içebilirsiniz. Side ve Perge gibi birçok antik kentte Roma dönemine ait kalıntıları görebilirsiniz.

Fethiye-Marmaris
Fethiye'de başlayan üçüncü etap Antik Yunan, Roma, Bizans ve Osmanlı’nın izlerini görmek açısından dünyanın herhangi bir yerinden çok daha fazla tarihî alana ve doğa harikasına ev sahipliği yapıyor. Fethiye’de, muhteşem bir sahile sahip olan Ölüdeniz ve Antik Likya uygarlığı şehirlerinden biri olan Telmessos kentindeki amfiteatr mutlaka görülmeli. Yüksek kayalıklara yapılmış antik mezarlıklar, Fethiye’yi âdeta bir açık hava müzesine dönüştürüyor. 
Muhteşem bir kent olan Marmaris'ten kalkan teknelerle sarp kıyıyı keşfeden günübirlik  gezilere katılabilirsiniz. Liman ve tatil kenti olan Marmaris rahatlamak için harika bir yer. Burada özellikle tekne gezileri çok keyifli geçiyor. Doğa hayranları ormanlık tepelerde ve şehrin hemen dışındaki sahillerde birçok muhteşem ve iyi planlanmış bisiklet ve yürüyüş yolu bulacak. Bu yerlerle ilgili daha detaylı bilgi almak için www.marmariscyclingroutes.com ziyaret edebilirsiniz. Bu düz ve bazen hafif engebeli olabilen etapların çoğu hızlı bir bitiş sağlayan sprinter'lara avantaj sağlıyor. Takımların stratejileri genelde bisikletçilerini ön sıraya geçirme fikri etrafında şekilleniyor. Bu takımlar tempolarını yüksek tutmak ve yükü paylaşmak için birlikte hareket ediyorlar ama yarışın son kilometrelerinde bu tür birlikteliklerin etkisi sıfırlanıyor. Sprinter yarışçılar ekip arkadaşlarından daha yapılı olduklarından daha ağır oluyorlar. Ancak yolun yokuş yukarı çıkmasıyla her şey değişiyor. Güç/ağırlık oranının yarışın dengesini değiştireceği bu aşamalarda söz, zayıf ama kuvvetli tırmanıcıların oluyor.

Selçuk
Yarışın önemli tırmanışlarından biri Selçuk’ta karşımıza çıkıyor. Dördüncü etabı oluşturan Marmaris - Selçuk yolu 206.7 km uzunluğunda. Burada yarışçılar ilçenin 500 metre üzerindeki tepeye doğru, toplamda yedi kilometre uzunluğunda dik ve virajlı yolları tırmanacaklar. Burada çekişmeli bir rekabete tanık olacağımız kesin çünkü tüm yarışın  nihai kazananı (genelde birkaç saniyelik farkla) belli olacak. Beşinci etap ise ertesi gün Selçuk Kalesi'nden Manisa'ya doğru başlıyor.
Selçuk ve çevresi tam anlamıyla “yaşayan” bir müze. Tepe üstüne kurulu Ayasuluk Kalesi ilçeye hâkim bir manzara sunarken, Selçuk sınırında, Meryem Ana’nın son zamanlarını geçirdiği düşünülen evinin de yer aldığı Efes Antik Kenti de görülmeye değer. Ayrıca Antik Çağ'da dünyanın yedi harikasından biri sayılan Artemis Tapınağı’nın kalıntılarını da bu bölgede bulabilirsiniz.

Bursa
Turun son bölümü 166 km’lik Bursa-İstanbul etabı. Osmanlı İmparatorluğu’na başkentlik yapmış Bursa, birçok harika mimari örneğin yer aldığı hareketli bir şehir. Kervansarayları, hanları, asırlık camileriyle oldukça etkileyici. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan, Osmanlı köyü Cumalıkızık ise renkli eski evleri ve Arnavut kaldırımlı sokaklarıyla sizi zamanda bir  yolculuğa çıkarıyor âdeta. 
İstanbul ise yarışın büyük finaline ev sahipliği yapıyor. Bursa'dan sonra dünyanın orta açıklığı en uzun dördüncü asma köprüsü olan Osmangazi Köprüsü’nü geride bırakacak sporcular, İstanbul'da Avrasya Tüneli’ne doğru pedal çevirecek. Asya ve Avrupa kıtalarını denizin altından birbirine bağlayan tünel ile dünya bisiklet tarihinde belki de ilk kez bir yarışta deniz tabanının altına inilecek. Bitiş çizgisinin adresi ise Sultanahmet. Altı gün sürecek bu nefes kesen mücadeleyi zirvede tamamlayacak takım ve klasman lideri bisikletçiler, üzeri Selçuklu yıldız motifleriyle bezeli özel kupanın sahibi oluyor. Selçuklu yıldızı, bütün olarak adaleti ve özgürlügü temsil ediyor. Yıldızın her köşesi; merhamet, şefkat, sabır, doğruluk, sır tutmak, sadakat, cömertlik ve şükür anlamlarını taşıyor. Kupanın formu için ise bir bisikletçi bacağının baldır ile bilek arasındaki bölümünden esinlenilmiş. Yarışın sonunu beklerken ünlü Sultanahmet Camii’ni, tarihî Kapalıçarşı’yı, Yerebatan Sarnıcı’nı, Kariye Müzesi’ni ve Ayasofya’yı ziyaret edin. Ayrıca, Boğaz’da katılacağınız bir tekne turu da sizin için harika bir final olabilir.
Bu yarışın bir parçası olmak hem yarışmacılar hem de izleyiciler için eşsiz bir deneyim. Türk misafirperverliğini, ruhunu ve tabii ki muhteşem manzaraları en iyi hâliyle deneyimleyebilmek için yarışı yayından ya da bizzat yol kenarından takip etmeyi unutmayın.

Bu Sayıdaki Diğer Makaleler

Skylife Arşivi