Akademi Ödülleri’ne beş defa aday gösterilen Amy Adams dünyanın en yüksek ödeme alan aktrislerinden biri. Dans ve müzikal projelerinin ardından televizyondaki ve sinemadaki rolleriyle devam ettiği kariyerinde haklı bir başarı yakaladı. Barbaros Tapan, birçok popüler filmde yer alan yıldızla Skylife için bir araya geldi.

Başarılı performanslarınızla harika yorumlar aldınız, Oscar'a beş kez aday gösterildiniz... Bunlar yapmak istediğiniz işe dair farklı düşünceler doğurdu mu sizde? 
Kendine fazlasıyla baskı yapan bir mizacım var. Bir özgürlük hissine kapılmadım çünkü elimden gelenin en iyisini yapmaya dair bir sorumluluğum olduğunu hissettim. Aldığım tüm övgülerin bana güven verdiğini söyleyebilirim. Hatta bunlar yeni veya farklı bir şey denemek için üzerimde bir baskı da oluşturdu. Ama olgunlaştıkça bunu yavaş yavaş bırakmaya ve üstlendiğim işleri bir baskı hissetmeden keyifle yapmaya başladım. Bu adaylıkların kariyerime büyük bir katkısı olduğunu düşünüyorum, yoksa bugün olduğum yerde olmazdım. Bence her adaylık, insanların normalde fark etmeyeceği rollerime dikkat çekmiş oldu.

Canlandırmak isteyip de bugüne dek fırsatını bulamadığınız bir rol var mı?
Bu benim hep aradığım bir şey... Bir sonraki işimin “yapmak istediğim” bir iş olduğunu düşünüyorum ve bu nedenle Woman in the Window için Joe Wright’la çalışmaya hazırlanıyorum. Bunun için sabırsızlanıyorum. Oldukça ağır rollerde oynadım. Biraz da komediye veya müzikale yönelmek istiyorum. Biraz daha rahat bir rol istiyorum çünkü bu çeşitliliğin sunduğu kontrasttan keyif alıyorum.
HBO’nun küçük bir kasabada geçen suç dizisi Sharp Objects ile televizyona geri döndünüz. Karakteriniz Camille sıradan biri değil. Bu karakterle yollarınız nasıl kesişti?
Sharp Objects, Gillian Flynn’in romanından bir uyarlama; bu nedenle kitap harika bir başlangıç noktası oldu. Kitaptaki karakter genelde iç monologlarla anlatılıyor ve bu da bana fazlasıyla yardımcı oldu. Sanırım bu karakterin yaşadığı üzüntü, insanların kendisi hakkındaki fikirleriyle şekillenmiş.

Ağır roller üstlendiğinizden bahsettiniz. Eve gittiğinizde bu rollerin etkisini üzerinizden atmanız kolay oluyor mu?  
Uykusuzluktan muzdaribim. Bazen uyanıyorum ve rolün etkisini üzerimde hissediyorum. Ama bunu yapmayı öğrenmek bile kariyerimde çok önemli bir dönüm noktası oldu. Artık eve geldiğimde basit bir iş yapmaya çalışıyorum. Vaktim varsa, eve geldiğimde yemek hazırlıyorum örneğin ya da ev işi yapıyorum. Kendimi tekrar kendim gibi hissedeceğim normal şeylerle uğraşıyorum.

Kariyerinizin ilk dönemlerinde sahnede sıkça yer aldınız. Dönmeyi düşünüyor musunuz? 
Her zaman.

Sharp Objects'te bir gazeteciyi canlandırıyorsunuz. Dünyada gazeteciliği nasıl değerlendiriyorsunuz? Her gün gazete okuyor musunuz?
Delirecek gibi oluyorum. İki hafta boyunca tüm haber kaynaklarına bakıyorum. Sonra bir anda bunaldığımı hissediyorum ve ara veriyorum. Daha sonra tekrar başlıyor ve aynı şekilde devam ediyor. Gazetecilik benim için her zaman çok önemliydi çünkü bilgi aktarımı anlamında gerekli bir unsur. Umarım bu meslek özgür ve açık bir biçimde yoluna devam eder.

Gazetecilikle farklı bir açıdan ilgilendiniz. Ünlü olduktan sonra bu mesleğe bakışınız değişti mi?
Her şeyi tüketiş biçimimiz bazen hassaslaşmama neden oluyor. Yani bir tür kırılganlık oluşturuyor. Açık ve dürüst biri olmayı tercih ediyorum ama söylediklerimi benim söylediğim şekilde aktarıp aktarmayacakları noktasında insanlara her zaman güvenmiyorum. Söylediğim bir şeyi, tüm yazı okunmadan anlaşılmayacak biçimde, tek başına aktaracaklarını düşünüyorum. Ve bu ihtimal beni çok korkutuyor.

Sosyal medyayı kullanmıyorsunuz. Neden?
Sosyal medyaya bir süre sıcak baktım çünkü dikkat çekmek istediğim birçok mesele vardı. Ama bana göre olmadığını fark ettim. Mahremiyetim benim için çok önemli. İnsanları hayatıma davet edince mahremiyet beklemek de güçleşiyor diye düşünüyorum. Benim için mesele bu... Şu anki mahremiyet seviyem açısından oldukça rahatım.

Tekrar tekrar izleyebileceğiniz bir film var mı?
Birçok film var ama Esaretin Bedeli izlemeyi çok sevdiğim bir film. İlk Aşk İlk Dans ne zaman çıksa ben oradayım, bir önceki gece izlemiş de olsam fark etmez. Esaretin Bedeli de öyle. Birçok film var böyle ve bu da onlardan biri.

Bu Sayıdaki Diğer Makaleler

Skylife Arşivi