Beşiktaş Çarşısı İstanbul’da kendinizi evinizde gibi hissedeceğiniz, çeşitliliğine hayran olacağınız, misafirperverliğine bayılacağınız candan bir dosttur. Adımınızı attığınız andan itibaren onu yıllardır tanıyormuşsunuz hissine kapılır, kol kola gezmeye başlarsınız.

Beşiktaş Çarşısı uyku nedir bilmez! 7/24 yaşar ama bu uykusuzluk, enerjisinden hiçbir şey eksiltmez. Kıpır kıpırdır, canı tezdir, neşelidir.  Curcunası ve tatlı telaşı bile size yaşam sevinci verir. Ayrıca görmüş geçirmiş biridir. Tarihini anlatacak olsa söze antik dönemlerden başlar, Bizans ve Osmanlı ile devam eder, konuyu bugüne bağlar. Bir zamanlar imparatorluklara yazlık, saraylara belde, gemilere liman olmuş toprakları bugün yeni ve modern her şeyle uyum içindedir. On parmağında on marifet vardır ve elinden her iş gelir. Tamirci, terzi, bakkal, kasap, kırtasiyeci, kuyumcu, berber, manav, aşçı... Kimi ararsanız oradadır. Nesilden nesile aktarılan mesleklerin tecrübesi, yerlisinin gülümseten anıları, “Mahalleden arkadaşım.” diyebilmenin tadı onunla çıkar.
Denizci bir aileden gelir Beşiktaş Çarşısı. İsim babası, Osmanlı’nın büyük kaptanıderyası Barbaros Hayreddin’dir. Bir zamanlar liman olarak kullanılan Beşiktaş kıyılarına gemileri bağlamak için beş tane taş diktirmiş Barbaros Hayreddin. O beş taş, zaman içinde dillerde Beşiktaş’a dönüşmüş; semt de öyle bilinir, tanınır olmuş. Barbaros Hayreddin Paşa Türbesi’nin bu semtte olması tesadüf değil. O dönemin kahramanlarıyla tanışmak, dünyanın sayılı denizcilik müzelerinden birini görmek isterseniz buyurun sahile, Beşiktaş Caddesi’ndeki Deniz Müzesi'ne. Padişahların gezi amaçlı kullandığı birbirinden ihtişamlı saltanat kayıkları; el oyması ve altın varaklı çiçek, meyve, hayvan motifleriyle sizi geçmişte bir yolculuğa çıkarır. Dünyanın en eski teknelerinden olan “Tarihî Kadırga”, iri gövdesiyle gözlerinizi hayranlıktan büyütür de büyütür. Ve Atatürk’ün, küreğini bizzat çektiği maun kayıklar saygı ve sevgiyle iç içe bir nostalji yaşamanızı sağlar.
Semtin sahile yakın noktasında, Barbaros Bulvarı’nın bitimindeki Sinan Paşa Camii’nden yükselen ezan sesine, insanlar kadar vapurlar ve martılar da kulak verir. Kanuni devrinin önemli devlet adamlarından Sinan Paşa adına yaptırılan cami Mimar Sinan’ın müstesna eserlerindendir. Bir zamanlar Osmanlı donanması, sefere çıkmadan önce burada namaz kılar, öyle açılırmış sulara. Siz de bu camiyi ziyaret ederseniz bilin ki dualarınıza “kalem işi” olarak adlandırılan, tamamı elle çizilmiş rengârenk desenler de eşlik edecek. 
Kültüre, sanata, eğitime meraklıdır Beşiktaş Çarşısı. Kitapçılarından anlaşılacağı üzere okuyanı, yazanı sever. Üniversitelerden gelip sokaklarına karışan gençleri el üstünde tutar. Anaç ruhuyla onlara konaklama, çalışma, eğlenme imkânı sunar. Yeni yeteneklere, sanatçılara alkışıyla destek olur. İçinde küçük sahneler olan restoranlardaki konserler, stand-up gösterileri ve tiyatro oyunları günlere keyif katar. 
Ağzının tadını bilir Beşiktaş Çarşısı. Deniz ürünlerine pek düşkündür. Köyiçi Meydanı’ndaki Tarihî Balık Pazarı ve arkasındaki dizi dizi balık lokantaları her gün dolup taşar. Bu semtte en çok küçük balık yani istavrit ve hamsi yenir. Bir de Asım Usta’nın Yeri olarak bilinen Karadeniz Döner vardır ki İstanbul’da nam salmıştır. Bu küçük dükkânın önündeki bitmeyen sıra, etin mis kokusu, size hemen yol gösterir. Rizeli Asım Usta, 1973’ten beri her gün terbiyeleyip saatlerce dinlendirdiği 80-90 kiloluk döneri akşam olmadan bitirip evine gider. 
Tatlıya da düşkündür Beşiktaş Çarşısı. Öğleden sonra Şehit Asım Caddesi'ndeki Yedi Sekiz Hasan Paşa Kuru Pasta Fırını'na uğrar, çayının yanına meşhur acıbademinden, kendine has bir çeşit kurabiye olan kokosundan, portakallı kurabiyesinden alır. Çarşıda dolaşırken karşınıza birçok aktar çıkar. 
Giyimine kuşamına özenir Beşiktaş Çarşısı, modayı yakından takip eder. Üç dört katlı pasajları, yan yana mağazalarıyla sizi tepeden tırnağa giydirebilir. İster günlük, rahat kıyafetler ister takımlar, abiyeler bakın, eve eliniz boş dönmezsiniz. Hele bir de buraya yolunuz cumartesi düşerse, Nüzhetiye Caddesi'ndeki Beşiktaş pazarı, sizi hem giyecek hem yiyecek konusunda mutlu edecektir.
Ve tabii ki sıkı bir futbol taraftarıdır Beşiktaş Çarşısı. Özellikle maç günleri, bu semtte hayat siyah-beyaz olur. BJK futbol takımının 100. kuruluş yıl dönümünde kazandığı Süper Lig şampiyonluğu şerefine dikilen kartal heykeli, taraftarın uğuru olur. Omuz omuza, tezahüratlarla canlı seyredilen maçın coşkusu burada yaşanır ve hep bir ağızdan “oley” demenin tadı da burada çıkarılır.   
Artık yolunuz Beşiktaş Çarşı’sına düşerse, yeni ve vazgeçilmez bir dost kazanacağınızı biliyorsunuz. Öyleyse hakkını verip taraftarının dilinden düşürmediği cümleyle veda edelim: “Beşiktaş sen bizim her şeyimizsin.”  

Bu Sayıdaki Diğer Makaleler

Skylife Arşivi