Fotojenik Flaman şehri Brugge, asırlardır ayakta duran yapıların Gotik cepheleri, Arnavut kaldırımlı sokakları ve kanallarıyla tanınıyor. Sayısız çikolatacının yanı sıra burada görülecek daha birçok şey var.

Varınca

Arnavut kaldırımlı pazar alanında, Orta Çağ'dan kalma binalarla çevrili tarihî şehir merkezindeki rehberli Segway turlarına çıkarak güne başlayabilirsiniz. Ayrıca iki saat süren çikolata temalı tura katılmayı tercih edebilirsiniz. Tur aracına alıştıktan sonra daha da keyif alacağınız bu gezinin güzergâhında Choco-Story adlı müze var. Tadımların yapıldığı müze, kakaonun çikolataya nasıl dönüştürüldüğünü ve bu ürünün tarih boyunca tüketimini anlatıyor.
Öğle
Belçika'nın geleneksel çıtır patates kızartması lezzetli bir atıştırmalık alternatifi. Patateslerin tadı hoşunuza gittiyse Brugge'deki en etkileyici binalardan biri olan ve patatesin Belçika'ya gelişinden de önceye tarihlenen Gothic Saaihalle içindeki Frietmuseum'a uğrayabilirsiniz. Burada patatesi yaygınlaştıran kişileri, tuhaf bir şekilde "Fransız kızartması" olarak bilinen yiyeceğin keşfinin hikâyesini ve en güzel kızartmanın nasıl yapılacağını öğreneceksiniz. Evet, müzede tadım da yapılıyor!
Akşam
Dijver Kanalı'nın fotoğrafını çekmek için, popüler bir lokasyon hâline gelmiş Rozenhoedkaai adlı gezinti yerinde bir mola verin. Ardından Luc Vanlaere'nin öğleden sonra üç, beş ve altı buçukta Aziz John Hastanesi'nde (Sint-Janshospitaal) verdiği ücretsiz arp konserlerinden birine katılın. XII. yüzyılda hacılara hizmet etmek üzere inşa edilen yapı artık müze olarak kullanılıyor. Yerel Flaman lezzetlerini deneyeceğiniz bir akşam yemeğinden önce büyüleyici bestelerin tadını çıkarın.
Sabah
Aralarında Hans Memling ve Jan van Eyck gibi Flaman Primitif ressamların işlerinin de bulunduğu sanat eserlerini görmek için Groeninge Müzesi'ne gidin. Bu müze,  eski adı Eekhout Abbey olan binada yer alıyor. Müzede sergilenen eserler ziyaretçileri Avrupa sanat tarihinde bir yolculuğa çıkarıyor. Joseph Denis Odevaere'nin Lord Byron tasvirinin yanı sıra Edgard Tytgat ve Gustave De Smet gibi Flaman Dışavurumculuk ustalarının renkli eserlerini de burada görebilirsiniz.
Öğle
Brugge'ün 83 metre uzunluğundaki çan kulesi Belfort van Brugge'nin 366 basamaklı spiral merdivenini tırmanarak kulenin gözlem platformuna ulaşabilirsiniz. Sekizgen tasarımlı üst bölümde, UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne dâhil edilen şehrin merkezindeki çatılara hâkim muhteşem bir manzara sizi bekliyor. Bu kule, bölgenin Orta Çağ'daki refahının da bir simgesi. Belediyenin gelirinin, kaşesinin ve kontratlarının tutulduğu kule hazinesini gezerek bu dönem hakkında daha fazla bilgi edinebilirsiniz.
Ayrılmadan Önce
Dindar kadınlara konaklama imkânı sağlamak üzere 1245'te inşa edilen Beguinage'ın (Begijnhof) sessiz bahçesinde bir yürüyüşe çıkın. Sonrasında Minnewater Park'a yönelin. Yemyeşil park alanını heybetli Poertoren kulesinden ayıran dar su yolunda yüzen kuğuları izleyebilirsiniz. Tarihî güzel sokaklarıyla ünlü Brugge'de son olarak tatlı dükkânlarına uğrayıp çikolata alışverişi yapmayı unutmayın.

Bu Sayıdaki Diğer Makaleler

Skylife Arşivi