Yalın İskandinav yaşam tarzının şatafatlı İsveç kraliyet tarihi ile birleştiği, kuzeyin kozmopolit ve büyük metropolü Stokholm, eşsiz bir 48 saat geçirmek için ideal bir şehir.

Varınca

Gezi planınızı şehrin dört ayrı yüzüne göre yapın. Sabah saatlerinde şehrin merkezi Drottninggatan ve Plattan meydanlarında gezinerek Stokholm'le yavaş yavaş tanışın. Ardından Drottninggatan Caddesi’nden Gamla Stan'a yani Eski Şehir'e doğru yola koyulun. Gamla Stan, Stokholm'ü oluşturan 40 bini aşkın adadan yalnızca biri ve şehrin kalbinde. Ada, şehir merkezine ve şehrin hip bölgesi Södermalm’a köprülerle bağlanıyor.  
Öğle
Gamla Stan sizi İsveç Kraliyet Sarayı ve yanındaki İsveç Parlamento Binası'yla karşılayacak. Drottninggatan ile Gamla Stan'ı bağlayan köprünün karşısında, Kungsholmen Adası'nda, her yıl Nobel gala yemeğine ev sahipliği yapan Stokholm Belediyesi’ni göreceksiniz. Öğle yemeği için Slussen üzerinden şehrin en popüler bölgesi hipster Södermalm’da  yürüyün. Birçok restoran seçeneğiniz var ama Prinsesstårta tatlısını mutlaka deneyin. 
Akşam
Södermalm’ın vintage mağazalarını ve Fotografiska Müzesi'ni gezdikten sonra dış ada kümelerine giden teknelerden birine binin. Üzerinde Stokholmlülerin yazlıklarının bulunduğu irili ufaklı bu adalar ve mavi deniz İskandinavya’da olduğunuzun kanıtı. Akşam yemeği içinse şehrin en önemli ve gözde adreslerinden Operakällaren'i deneyebilirsiniz. Rezervasyon yaptırmakta fayda var.
Sabah
Güne İskandinavya’nın moda ve finans merkezi Östermalm'da başlayın. Strandvägen sahil yolundan yürüyerek Djurgården’daki Vasa Müzesi'ne ulaşın. Buradaki Vasa gemisi 1628 yılında batmış ve 1961 yılında Stokholm Kanalı'ndan çıkarılmış. Tramvaya binip Östermalm merkezine geri dönün. Stureplan Meydanı; tasarım ürünler satan mağazaları, şık restoranları ve kafeleri görmek için ideal yer. Stureplan’ın tam ortasındaki eski telefon kulübesi Svampen ise brütalist yapısı ile şehrin simgelerinden biri. 
Öğle
Her damak tadına uygun lezzetler sunan Saluhall Gıda Pazarı gurmelerin durağı. Östermalmstorg'daki pazara Sturegallerian Pasajı'ndan geçerek ulaşabilirsiniz. Saluhallen'ın 1888'den beri bir parçası olduğu bina renovasyonda. O nedenle binanın hemen önündeki Östermalmstorg Meydanı'na geçici olarak yeni bir pazar kuruldu. Bu pazarda, bir şarküteri ya da balıkçıda karnınızı doyurduktan sonra Kungsträdgården parkına gidebilirsiniz. 1902 yılında açılan Nordiska Kompaniet’i de mutlaka ziyaret edin.  
Ayrılmadan Önce
Stokholm'ün her biri devasa bir sanat eserini andıran 90'dan fazla istasyonunu görmek için metroya binin. Karlaplan Meydanı etraftaki ağaçlar ve ortasındaki süs havuzu ile estetik bir mekân. İki yanında devam eden Karlavägen Caddesi'nin ortasındaki toprak alanda ise atlarıyla gezmeye çıkmış Stokholmlüleri görebilirsiniz. Şehirdeki son durağınız Berns Salonları olsun. Büyük kristal avizeleri altında kahvenizi içip havalimanına doğru yola çıkın.

Bu Sayıdaki Diğer Makaleler

Skylife Arşivi