Gelişen dünyanın bir parçası olmak hem bireyleri hem de ekonomileri daha fazla tüketime ve çöp üretimine sürüklüyor; buna sırt çevirmek imkânsız. Tüm dünya gibi Türkiye de büyürken atık hacmini de büyütüyor ancak son yıllarda en üst düzeyde atılan adımlar geri dönüşüm bilincinin giderek arttığını gösteriyor.

Önce kendimizden başlayalım… Doğayı insan kirlettiğine göre biz turistler de bundan bir parça sorumlu tutulabiliriz. Bugünün gezginleri ziyaret ettikleri bir şehri gezerken umursamadan veya farkında olmadan ellerinden bırakıverecekleri her bir pet şişenin, poşetin veya çikolata ambalajının kirlenmedeki kendi pay ve sorumluluklarını arttıracağını çok iyi biliyor ve bu bilinçle davranıyor. Ama artık bu da yeterli değil; yani hiçbir gezgin elindeki çöpü çöp kutusuna atmakla görevini tamamlamış sayılmıyor. Elimizdeki çöpün de vasfı önemli: geri dönüşebilen bir çöp mü yoksa kalıcı, tahripkâr bir şey mi? Bir nokta daha; çöpü, ait olduğu konteynere atmaya özen

gösteriyor muyuz?

Sıfır Atık ve Geri Dönüşüm Çağı 

Ne kadar az çöp, o kadar az kirlilik! Sıfır atıklı ürün kullanımı çöpü azaltmayı amaçlıyor ve mesela pet şişede su almak yerine matara taşıyan bir kişi, dünyayı her gün 7-8 pet şişelik atıktan kurtarıyor. Bir başka koruma yolu da, bildiğiniz gibi, geri dönüşümlü malzemelerin kullanılması ve ayrıştırılarak atılması. Çöpler ayrıştırılarak atıldığında toprağa karışmak yerine hammaddeye dönüştürülerek hem kaynak tahribatını önlüyor hem de kirliliği.  

1 ton atık kâğıdın geri kazanılması sayesinde 17 ağacın kesilmesi önlenirken 12.400 metreküp kadar sera gazı salınımı engelleniyor. Geri dönüştürülen 1 ton cam, yaklaşık 100 litrelik petrol tasarrufu sağlıyor. Bu rakamlar Türkiye Cumhuriyeti Çevre ve Şehircilik Bakanlığından… 

Bakanlık, Eylül 2017’de, Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi himayelerinde “Sıfır Atık” projesini başlatmıştı.  

Atıkların kontrol altına alınması, gelecek nesillere temiz ve gelişmiş bir Türkiye bırakılması için sıfır atık kültürünü kurumlarda yaygınlaştırmayı hedefleyen proje, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ana hizmet binası gibi kamu binalarında uygulandı. Ayrıca Sayın Emine Erdoğan tüm üniversitelerin rektörlerini; belediye başkanlarını; önemli kurumların ve iş dünyasının temsilcilerini "Sıfır Atık" seferberliğine davet eden birer mektup gönderdi. 

Bu konuda daha önce projeler üreten ve uygulayan Türk Hava Yolları, çevre temizliği konusunda büyük önem taşıyan yakıt verimliliğine yönelik çalışmalarıyla önceki yıllara göre yüzde 20 daha verimli uçuşlar gerçekleştiriyor. 

2016’da 43.975 tonluk yakıt tasarrufu sağlayarak 138.522 tonluk karbon salınımını önleyen küresel taşıyıcının, Uluslararası Temiz Ulaşım Konseyi (The International Council on Clean Transportation, ICCT) tarafından, Amerika/Kanada ve Avrupa transatlantik hatlarında uçan 20 uluslararası havayolu arasında yakıt verimliliği açısından dördüncü sırada olduğu açıklanmıştı. 

Dünyanın en genç uçak filolarından birine sahip olan Türk Hava Yolları, filosuna daha yüksek yakıt verimliliğine sahip yeni nesil uçaklar katarak hem filo yaşı noktasında liderliğini sürdürüyor hem de karbon ve gürültü emisyonlarını daha da azaltmaya devam ediyor. 


Devletler ve Şirketler de Döngüsel

Ekonomiye Odaklanıyor

2025 yılına kadar denizlerde her 3 ton balığa karşı 1 ton plastik olacağını söyleyen İngiltere Kraliçesi Elizabeth, sarayda plastik malzemeler yerine cam ve geri dönüştürülebilir kâğıt bardaklar kullanılmasını istedi. 369 milyon sterlinlik tadilata hazırlanan Buckingham Sarayı, elektrik ve ısıtma sistemlerini de yenileyerek daha yeşil bir saraya dönüşecek.

Davos Zirvesi’nde ise cirolarının toplamı 1.3 trilyon dolara ulaşan 30 dev şirket, sıfır atık ekonomisini başlatmak için el ele verdi. Ayrıca her yıl 6 milyon tondan fazla plastik ambalaj kullanan 11 şirket, yüzde 100 yeniden kullanılabilir, geri dönüştürülebilir ambalaj kullanımına 2025’ten önce ulaşmak için söz verdi.

Turizm sektörü de gelecek nesillere daha temiz bırakılması için herkesin büyük çaba sarf ettiği dünyanın keyfini turistlerin de sürmesi adına yepyeni tatil konseptleri sunuyor. Ekolojik turizm, sakin bir ortamda doğayla iç içe olmak isteyenleri tarlaya çağırıp toprak ve tarımla uğraşmaya; çapa yapma, bahçe sulama, dallardan ürünleri toplama gibi aktivitelere katılmaya davet ediyor. Türkiye’nin Rize’deki Fırtına Vadisi ve Kaçkar Dağları, Antalya’daki Olimpos bölgesi, Muğla’nın Fethiye ilçesi, Çanakkale’deki Kaz Dağları barındırdığı bitki örtüsü, endemik hayvan türleri, su kaynakları ve spora elverişli ortamlarıyla Türkiye’nin ekoturizmde öncü noktaları hâline geldi. Ekoturizme katılıp tabiata dokunanlar, tatilden döndükten sonra çevreye daha fazla sahip çıkıyor. Dünyanın çeşitli yerlerindeki otantik bölgelere akın eden turistler, orada otomobil yerine bisiklet sürüyor, develere ve atlara biniyor. Hem yaşadığımız hem de gelecek nesillere tertemiz bırakmakla sorumlu olduğumuz dünyayı daha temiz kılmak için yapmamız gerekenler hiç de zor değil aslında…


Sıfır Atıkla Güzel Bir Gelecek Hazırla!

Çöpleri ayrıştırarak her ay 100 ton atığı geri kazandıran Türk Hava Yolları, bu çabasını elinden geldiğince yaygınlaştırmak için bir kısa film hazırladı. Sözü, bu filmin mesajı ile bitirelim:

Küçük bir kâğıt, küçük bir pet şişe, küçük bir cam parçası, küçük bir pil…  Bunların hepsi küçük ama geri dönüşümle katkıları çok büyük. Bunları çöpe atarak çocuklarımızın okuyacağı bir kitabı, bizi sevdiklerimize yakınlaştıran telefonu, sevimli dostlarımızın karnını doyuracağı yemeği çöpe atıyoruz. Temiz bir çevre ve sürdürülebilir bir yaşam için sıfır atık seferberliğine siz de katılın. 

Siz de atıklarınızı türlerine göre ayrıştırıp geri dönüşüme kazandırın. Gelecek nesillere temiz bir dünya bırakın.

Bu Sayıdaki Diğer Makaleler

Skylife Arşivi