Yeni medya sanatçısı, yönetmen ve tasarımcı Refik Anadol, Türkiye’deki ikinci kişisel sergisi Eriyen Hatıralar ile 7 Şubat-17 Mart tarihleri arasında Pilevneli Gallery’deydi.

Son yılların en çok dikkat çeken sanatçılarından biri olan Refik Anadol, 1985 yılında İstanbul’da doğdu. Lisans eğitimini İstanbul Bilgi Üniversitesi Fotoğraf ve Video Bölümü’nde tamamladı ve ardından aynı üniversitenin Görsel İletişim Tasarımı Programı ile University of California, Los Angeles’ta Design Media Arts’ta yüksek lisans yaptı. Zamanla görsel-işitsel canlı performanslara ve mekâna özgü enstalasyonlara yönelen Anadol’un projeleri, mimarlık ile yeni medya sanatları arasında bir bağ kuruyor. Genç sanatçının şimdiye kadar kazandığı prestijli ödüller arasında "Alman Tasarım Ödülü", “Microsoft Araştırma En İyi Vizyon”, “UCLA [Sanat+Mimarlık] Moss” ve “University of California Institute Sanatta Araştırma” da var. 
Geçtiğimiz sene SALT’ta Arşiv Rüyası ve ANAMED’de Çatalhöyük Araştırma Projesi Arşivi çalışmalarıyla ses getiren Anadol’un eserleri yurt dışındaysa Walt Disney Concert Hall, International Digital Arts Biennial Montreal ve Ars Electronica Festival gibi platformlarda sergilendi. 
Sanat hayatını Los Angeles’ta sürdüren sanatçının Türkiye’deki ikinci kişisel sergisi Eriyen Hatıralar’a Pilevneli Gallery ev sahipliği yaptı. “Hatırlama” eyleminin beyinde yol açtığı hareketlere odaklanan bu sergisinde Anadol, Kaliforniya Üniversitesi nöroloji laboratuvarlarında bir sensör aracılığıyla bu hareketlerin algoritmalara dönüştürülmesi fikri üzerinde durdu. XX. yüzyıldan itibaren sanat ve edebiyat dünyasını meşgul eden “Hatıralar nedir ve bize ne anlatırlar? sorusunun “Hatıralar ile ne yapılabilir?”e dönüştüğüne inanan sanatçı, Eriyen Hatıralar sergisiyle bu bağlamda yepyeni yanıtlar aradı.
Bu sergi; Antik Mısır coğrafyasından Orta Çağ düşünürlerine, René Descartes’ın algı konusundaki tezlerinden nörolojik hastalıklarla ilgili tıbbi çalışmalara ve geçtiğimiz yıl vizyona giren Bıçak Sırtı 2049 filmine uzanan geniş bir yelpazede, sanatçının ilham kaynaklarının bir sentezi niteliğinde. 
Gördüğü yoğun ilgi üzerine bir hafta daha uzatılan ve muazzam bir görsellik sunan sergiyi ziyaret edenler, heykelleri ve üç boyutlu tuvalleri büyük ölçekli LED ekranlarda ışık ve projeksiyonlar eşliğinde izleme fırsatı buldular. 

Bu Sayıdaki Diğer Makaleler

Skylife Arşivi