Kristal karı ile dünyanın en önemli iki kayak merkezinden biri olan Sarıkamış, ziyaretçilerini her daim etkisi altına alıyor. Beyazın en kristal hâlini deneyimlemek için kayak rotanıza Sarıkamış’ı eklemenin tam vakti…

Doğu Anadolu’nun kuzey kesimlerinde, büyük bir plato özelliği gösteren bozkırda en eski yerleşim yerlerinden biridir Kars. Şehir, Türkiye'de güneşin ilk doğduğu nokta, havanın da en soğuk olduğu yerlerden biri. Diğer yandan bu soğuk havası sayesinde Kars, özellikle de ilçesi Sarıkamış kış turizminde ülkenin en önemli merkezleri arasında. Tertemiz doğasıyla, çam ağaçları arasından geçen, farklı zorluk derecelerinde birçok pistiyle ve en önemlisi kristal karıyla Sarıkamış son yılların gözde kayak merkezlerinden.
Bazı nedenler, bazı şehirleri özel kılar. İşte bu nedenler Kars'ta saymakla bitmez. Kar kalitesi ve kayak pisti açısından dünyanın en uygun tesislerinden olan Sarıkamış (halk arasındaki adıyla Cıbıltepe) Kayak Merkezi sadece Kars’ın değil, dünyanın en özel kayak merkezlerinden. Kars il merkezine 55 kilometre uzaklıkta, Çamurlu Dağ'da, normal kış koşullarında kar kalınlığı 1,5 metre dolaylarında bu merkez Alp Dağlarına mahsus “kristal kar”ıyla kayak sporu için son derece elverişli.
Uzun yıllar kayak yapanlar yeni bir kayak merkezini keşfetmenin verdiği heyecanı iyi bilirler. Ben de epeydir aklımı çelen ünlü kristal karı deneyimlemek için yola çıktım. Sarıkamış sadece karıyla değil; çam ağaçları, eşsiz manzarası ve her seviyeden kayakçının kayağın tadını doyasıya çıkarabileceği pistleriyle uzun süredir “gidilecek yerler” listemin ilk sırasındaydı.
Uçaktan indiğimde Kars’ın tertemiz havası karşıladı beni. Havalimanından Sarıkamış’a yaklaşık bir saatlik kısa ve keyifli bir yolculukla ulaştım. Otele yerleştikten sonra etrafı keşfe çıktığımdaysa Sarıkamış’ın en güzel kayak merkezlerinden biri olduğunu bir kez daha anladım. Güneş adeta gülümsüyor ve ısıtacağına dair baştan söz veriyor gibiydi. Bir kayak sevdalısı için bulutsuz bir gökyüzünden, açık ve parlak bu mavilikten daha güzel ne olabilir ki! 
Etrafta kayakçılara hizmet veren birçok tesis var; ben hemen önünden telesiyej geçen bir otel seçmiştim. Kayak ayakkabılarını giymek, atkı-bere-eldiven derken hazır hâle gelmek hayli zaman alıyor. Bu yüzden telesiyeje yakın otel seçmek büyük bir avantaj. Otellerde kayak malzemeleri bol ve çoğu kayak merkezine göre daha ucuz. Sarıkamış Kayak Merkezi’nde tüm oteller ortak ski-pass uygulamasına geçtiğinden turnikelerde tek biletle istediğiniz pistten kayabiliyorsunuz. 
Sarıkamış Kayak Merkezi’nin etrafı sarıçam ormanları ile çevrili. Yaklaşık 3 bin metre yükseklikteki platoda bulunan kayak merkezinde tatil için en uygun sezon aralık-nisan arası. Günlük 15 bin kayakçıya hizmet verebilen Sarıkamış Kayak Merkezi'nde dört telesiyej ve dokuz pist var. Pistlerin her biri ayrı uzunlukta. Hangi seviyede olursanız olun, Sarıkamış’ta kendinize uygun bir pist bulmanız mümkün. Genelde diğer kayak merkezlerinde yeni başlayanlara ve orta seviyedekilere ayrılan pistler daha sıkıcı olabilirken, Sarıkamış’takiler kesinlikle tatmin edici. Benim favorim olan 7. pist çok keyifli. Çam ağaçlarının arasından geçerken çok güzel manzaralara şahit oluyorsunuz; yanınıza fotoğraf makinesi alabilirseniz ne âlâ çünkü -23’e kadar inen soğukta cebinizden çıkarır çıkarmaz telefonunuz kapanabilir. Şehirde bu soğukta sokağa bile çıkamazsınız ama Sarıkamış’ın telefon çalıştırmayan havası kendinizi daha zinde ve canlı hissetmenizi sağlıyor. 
Pistler hafta içi sakin; bu da kayak ve board sevdalıları için çok büyük bir avantaj. Telesiyejlerde uzun uzun beklemek yok, pistlerdeki kar örtüsü bozulmamış. Telesiyejden çevreyi izlediğimde gözüme çarpan bir şey oldu: karın kristalliği! Öyle beyaz, öyle parlıyor ki! Hiç buz yok… İşte meşhur Sarıkamış karı dedikleri buymuş. Kayak için en elverişli kar, kristal olanıdır. Ve bundan dünyada sadece iki yerde var. İlki Alp Dağları, diğeri ise Sarıkamış. Güneş ışığında baktığınız zaman kar, toz bulutuna benziyor; o kadar savruluyor ki avucunuza aldığınızda elinize yapışmıyor, ıslaklık hissi vermiyor. 
Sarıkamış’ta Alp ve Kuzey Disiplini kayak uygulaması, kayak safari, kızaklı gezi ve snowboard gibi birçok kış sporu yapılabiliyor. Tabii ki her şey kış sporlarıyla sınırlı değil. Sarıkamış, kış sporlarının yanında oryantiring, trekking gibi doğa sporlarını sevenler için de etkileyici bir yer. Pistler; Merkezî Slalom, Büyük Slalom ve Süper-C kayak türlerine de uygun. Aynı zamanda atlı kızaklar da buranın en eğlenceli etkinliklerinden biri. Sarıkamış Kayak Merkezi’nde başlayan atlı kızak gezileri, Katerina Köşkü’nde son buluyor. Peki siz sarıçam ormanlarını nasıl keşfetmek istersiniz?
İmkânınız varsa siz kayak tatilinizin sonuna bir gün daha ekleyin ve Katerina Köşkü’nün etkileyici hikâyesini öğrenmeye vakit ayırın. Yukarı Sarıkamış bölgesine gittiğiniz zaman burası tüm güzelliğiyle sizi karşılayacak. Sarıkamış'ın sarıçam ormanları içerisindeki yapı günümüze kadar özgün mimarisini korumayı başarmış. Bir zamanlar Türk filmlerine ev sahipliği yapmış olması da geçmişe uzanan keyifli bir yolculuk vadediyor. Sarıkamış Kayak Merkezi’nin dönüşünde Kars kazını tatmanız eve dönüş yolu öncesi sizi çok mutlu edecek. Kars’ın kazı çok meşhur. Kış mevsiminde otelleri dolduran yerli ve yabancı turistlerin sofralarını kaz eti süslüyor. Kaz etinden yapılan yemekler, şehir halkının kültürüne o kadar çok etki etmiş ki, hikâyelerde, şiirlerde, fıkralarda, türkülerde, mânilerde ve halk oyunlarında en çok işlenen hayvanlar arasında kaz başta geliyor.
Sarıkamış’ın tertemiz havası hem acıktırıyor hem de oldukça uyku getiriyor diyebilirim. Bütün gün mis gibi çam ağaçlarını koklamışsınız, tertemiz havayı içinize çekmişsiniz, doğal olarak uykunuz bile daha derin ve güzel oluyor. Bundan olsa gerek, burada her sabah daha pozitif ve daha enerjik uyandım. Eve dönme vakti yaklaşırken kaçınılmaz bir hüzün sardı içimi. 
Ama ayrılırken söz veriyorum kendime; tekrar geleceğim Sarıkamış, o vakte kadar böyle güzel kalmaya devam et…

Bu Sayıdaki Diğer Makaleler

Skylife Arşivi