Uçak, tren ya da otomobil... Vietnam’da geziyorsanız seçim yapmanıza hiç gerek yok. Bu etkileyici Güney Asya ülkesini gezerken bu üç aracı ve çok daha fazlasını kullanacaksınız.

Vietnam’ı nasıl keşfetmeli? Daha doğrusu siz nasıl keşfetmek istersiniz? S şeklindeki bu muhteşem ülkede şehirleri ve doğayı deneyimlemenin, tarihi ve kültürü öğrenmenin birçok yolu var. Nereden ve nasıl mı başlamalı? Güneydeki Ho Chi Minh City’de (kısaca HCMC’de) bir yemek ve yürüyüşle...
Başkasıyla yemek, bir yeri anlamaya başlamanın en iyi yolu. “Yemek yemek oldukça sosyal bir aktivite. Vietnamlıların yemeği tek başına yediklerini nadiren görürsünüz.” diyor sokak yemekleri turu şirketi Saigon Street Eats’in kurucusu Vu Vo. Kendisi anne-babasının restoranında çalışarak büyümüş. Yabancı turistlerin pek uğramadığı bölgelerde düzenledikleri yemek turları sayesinde yürüyüşe çıkıyorsunuz. Kalabalık meyve, sebze, balık ve et pazarlarında ya da yemek tezgâhları arasında gezinip yiyeceklere bakarken yerel hayatı gözlemleme ve Vietnam mutfağının inceliklerini yakından inceleme fırsatı buluyorsunuz. Vietnam’da atlanmaması gereken bir diğer aktiviteyse kahvaltıda bir kâse pho yemek; çeşitli otlarla servis edilen leziz bir erişte çorbası bu.
HCMC’yi keşfetmenin bir diğer keyifli yolu da şehrin hareketli sokaklarını bir scooter’la gezmek. Vespa Adventures küçük ama sevimli Vespa filosuyla beraber birkaç farklı rota da sunuyor. Insider’s Saigon turuyla şehrin hem ünlü hem de gölgede kalmış yapılarını görebilirsiniz. Yanan bir rahibin anısına dikilen Tich Quand Duc Anıtı, 10 Bin Buddha Tapınağı, mimari bir cevher olan Eski Posta Binası ve göz alıcı Saigon Katedrali bu yapılar arasında.
HCMC’de her şeyin tadına baktıktan sonra biraz egzersize ihtiyacınız olabilir. Backyard Travel’ın yemyeşil Mekong Deltası civarında düzenlediği birkaç günlük bisiklet turları sayesinde, "Vietnam’ın pirinç sepeti" olarak da bilinen dümdüz deltada bacaklarınızı çalıştırma fırsatı buluyorsunuz. Ülkenin taze ekinlerinin üçte birinin yetiştiği bölgede tarlaların, dikmeliklerin içinden geçerek labirenti andıran su yolları, patikalar, ağaçlık geçitler arasında bisikletle ilerlerken,  yüzen pazarları, küçük çaplı ev endüstrisi tesislerini ve köyleri de göreceksiniz.
Ülkenin kıyı şeridinde daha üstte yer alan ve HCMC’den bir saatlik uçuşla ulaşabileceğiniz Cam Ranh Körfezi misafirlerine deniz kıyısında bir tatil fırsatı sunuyor. 2017 başlarında açılan Anam çok güzel ve lüks bir tesis. Dış cephesi göz alıcı bitkilerle süslü, iç duvarları Vietnamlı sanatçıların orijinal tablolarıyla dekore edilmiş otelin yerli sanatçıların evlerine düzenlediği turlara katılmanızı kesinlikle tavsiye ederim. Bölgede turizm yeni yeni filizlenmeye başlamış olsa da (ki tesis açısından endişelenmenize gerek yok) Cam Ranh Körfezi’nin plajı kelimenin tam anlamıyla mükemmel. Beyaz kumlarla kaplı, upuzun bir kurdeleyi andıran plajda yer alan Anam Beach Club’da jet-ski ya da su kayağı kiralayarak körfezi uzaktan izleyebilirsiniz.
Vietnam’da, Cam Ranh Körfezi yakınlarındaki Nha Trang gibi birçok şehri kıyı boyunca birbirine bağlayan bir demiryolu hattı var. 1726 km uzunluğundaki Reunification (“Yeniden Birleşme”) Ekspresi güneydeki Ho Chi Minh ile kuzeydeki Hanoi arasında mekik dokuyor. Nispeten hesaplı olan yataklı treni seçerseniz (abartısız ama rahat bir yolculuk sunan birinci sınıfta seyahat etseniz bile) bir yandan dinlenmiş bir yandan da manzaranın tadını çıkarmış olursunuz. Tüm hattı takip etmenize gerek yok ama yolculuğun görmek istediğiniz kısmı için bir seyahat acentesinden hizmet almanızda fayda var. Bu rotayı trenle keşfetmek anbean değişen manzaraları izlemek açısından harika bir seçenek. Etkileyici deniz manzaraları pirinç tarlalarına dönüşürken keşmekeş içindeki şehir merkezleri ve kasabalar da günlük hayattan kesitler sunuyor.
Vietnam kıyı şeridinin ortalarında yer alan Hué şehri din, kültür ve siyaset alanında bir zamanlar önemli bir merkezdi. Yaklaşık 700 yıl önce inşa edilen İmparatorluk Şehri (İmparatorluk Başkenti olarak da biliniyor) ziyaret edilecek yerler listenizin en üst sırasında yer almayı hak ediyor. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan bu şehirdeki tarihî binalar ve anıtlar kesinlikle görülmeye değer. "Birkaç saatliğine bile olsa ziyaret edin." derim. Çalıların, çiçeklerin ve ağaçların arasından size göz kırpan yıkılmaya yüz tutmuş kalıntılar unutulmaz fotoğraf kareleri sunuyor.
Hué’den üç saatlik keyifli bir araba yolculuğuyla büyüleyici Hoi An şehrine varıyorsunuz. Dünya Mirası Listesi’ndeki Eski Şehir’de erkekler “cyclo-cab” adı verilen geleneksel üç tekerlekli taksilerin pedallarını çevirirken kadınlar da turistleri küçük ve renkli teknelerle nehirde aheste bir gezintiye çıkarıyor. Bisikletliler yayaların arasından zarifçe geçip giderken masalar ve sandalyeler dükkânlardan Arnavut kaldırımlı sokaklara sıçrayarak enfes kahve ve taze hamur işi kokusunu dört bir yana taşıyor. Burada tüm bu lezzetleri ve ağzınıza layık Vietnam yemeklerini geç saate kadar bulabilirsiniz. Akşam vakti insanlar şehrin içinden akan nehre binlerce yüzen fener bırakınca büyüleyici ve romantik bir manzara çıkıyor ortaya. Gün batımı nehir civarında gezintiye çıkmak için harika bir zaman. Kıyı boyunca yürürken, cüzi bir meblağ karşılığında tekne turuna çıkma tekliflerini sık sık duyacaksınız.
Vietnam’ın kuzeyinde yer alan başkent Hanoi’ye vardığınızda hızınızı biraz arttırmak isteyebilirsiniz. Savaş döneminden kalma arazi araçlarından ya da Ural motosikletlerinden birine atlayıp Hanoi’den başlayarak ülkenin kuzey bölgesindeki yamuk dağları, mütevazı köyleri ve “pagoda” adı verilen süslü Budist tapınaklarını keşfe çıkın. Cuongs Motorbike Adventures, gezginleri alışılmadık maceralara çıkararak unutulmaz deneyimler yaşatıyor 20 yıldır. Tabii Hanoi’ye gelip de karakterli ve rengârenk Eski Şehir’de vakit geçirmemek olmaz. Bu şehri yakından tanımanın en iyi yoluysa sayıları tahmin edemeyeceğiniz kadar çok kahvecileri gezerek Vietnam’daki farklı kahve sunumlarını denemek. Buzlu, yoğurtlu, Hindistan cevizi sütlü, hatta çırpılmış yumurta beyazlı… Nostaljik ve hipster tarzı Cong Caphe’yi mutlaka öneririm. Kahveleri hep çok lezzetli oluyor.
Vietnam’daki yolculuğunuzu noktalamanın (veya Hanoi’ye uçuyorsanız keşfe başlamanın) en özel yolu deniz uçağıyla Halong Körfezi’ne gitmek. Etkileyici kireçtaşı karstlarının sudan dik açıyla yükseldiği körfezi, su yüzeyine saçılmış cam kırıkları gibi görünen, ormanlarla kaplı adacıkları yukarıdan izlemek hem nefes kesici manzaralar sunuyor hem de “junk” adı verilen teknelerde birkaç gece geçirerek yelken açabileceğiniz denizi kuş bakışı görmenizi sağlıyor. Efsaneye göre, bir ejderhanın ağzından saçılan incilerin suya çarparken yeşim parçalarına dönüşmesiyle oluşan sivri adalar arasındaki zümrüt rengi sulara açılmak tarif edilemez bir duygu uyandırıyor. Vietnam gerçekten de büyülü bir yer.

Bu Sayıdaki Diğer Makaleler

Skylife Arşivi