Kuzey Afrika’nın en göz alıcı cevherlerinden biri olan Casbah'ın kısa bir süre içinde hem popüler ve turistik bölgelerini hem de yalnızca sakinlerinin bildiği gizli köşelerini keşfederek "Cezayirli " olmanın anlamını öğrendim.

Varınca - Cumartesi
Şehre siz de benim gibi akşam saatlerinde vardıysanız bilin ki ertesi gün zorlu geçecek. Cezayir’deki ilk gününüze Bardo Ulusal Müzesi’nden başlayabilirsiniz. Fransız işgali öncesinde Prens Ömer'e ait Mağrip tarzı bir villadan dönüştürülen bu müze Kuzey Afrika halklarının kültürel değerlerini ve geleneklerini daha yakından tanımanızı sağlayacak. 
Öğle - Cumartesi
Didouche Mourad Caddesi boyunca yürüyerek yerli halkla kaynaşabilir, farklı mimarisiyle göze çarpan Cathédrale du Sacré-Cœur'ü ve Tarih Öncesi Müzesi'ni gezebilirsiniz. Bu cadde hediyelik eşya alışverişi için de son derece ideal. Yüzde yüz deri çantaları, göz kamaştıran bronz tabakları ve kilden yapılmış geleneksel mutfak eşyaları gibi alternatifleri burada bulabilirsiniz. Doğuya doğru birkaç blok yürürseniz üzerinde küçük sandallarla masmavi denizle ve kum rengi taş binalarıyla tabloları andıran liman manzarasıyla karşılaşacaksınız. 
Akşam - Cumartesi
Şehrin eşsiz panoramik manzarası için Hotel Ikram El Dhayf’a uğramanızı öneririm. Yiyebileceğiniz en iyi kreplerin tadına bakmak içinse Kouba Mahallesi'ndeki Crêpa’ya gidin. Dükkânın sahibi Mohammed’le karşılaşırsanız “Ramblin’ Randy” spesiyalinden isteyin; menüde yer almayan bu krebin tadı damağınızda kalacak. Günü Memorial du Martyr’da noktalayın. 90 metrelik anıt, bağımsızlık savaşında hayatını kaybedenler anısına inşa edilmiş. Akşamüstü saatlerinde mor ve sarı renkli ışıklarla aydınlatılan anıt, özel günlerde havai fişek gösterilerine de sahne oluyor.
Sabah - Pazar
Dünyaca ünlü Casbah’ı ziyaret etme zamanı geldi. Akdeniz'in en güzel kıyılarından birinde yükselen bu tarihî kasabada camiler,  hisarlar, Osmanlı döneminden kalma görkemli yapılar, saraylar hâlen ihtişamıyla görenleri etkisi altına alıyor. Döneminin çok ötesinde bir şehir planlamasıyla inşa edilen bölgede geleneksel yaşamın izlerini bugün de sürebilirsiniz. Eski binaların çoğu renove edilip ayağa kaldırılmış. Bronz menteşe ve antik kulplarla süslü el emeği ahşap kapılarsa ayrıca hayranlık uyandırıyor. 
Öğle - Pazar
Zeghara Mahallesi'ne geçin ve daha da göz alıcı manzaralar için tepeye çıkan fünikülere binin. Orijinal siyah-beyaz Tarzan filminin çekildiği parka hâkim bir nokta orada sizi bekliyor. Muhteşem Notre Dame d’Afrique de görülmeye değer; bu, deniz gören bir tepenin üzerine inşa edilmiş bir Katolik bazilikası.
Ayrılmadan Önce - Pazar
Birçok yer gezdiniz! Karnınız acıkmış olmalı. Havalimanına gitmeden önce protein ihtiyacınızı karşılamanızı tavsiye ederim. Şehirdeki şimdilik son yemeğiniz Les Eucalyptus bölgesindeki BBQ Ahmed’de olsun. Kuzu şiş ya da bölgeye özgü şakşuka, Fransız ekmeği ve çorba Cezayir gezinizi taçlandırmak adına mükemmel bir menü.

Bu Sayıdaki Diğer Makaleler

Skylife Arşivi