Şu senaryoyu daha önce duymuşsunuzdur: Ofiste herkes birbiriyle çok iyi anlaşıyordur. Haftalar ve aylar geçtikçe tansiyon yükselir. Ekipte bir anda çatlaklar oluşur, huzursuzluk ortaya çıkar. Kimse ne olduğunu anlamadan şirkette öfke, kötüleme alır yürür ve nihayetinde bu tam bir karmaşa ve nefret ortamı doğurur.

Peki, bu nasıl oldu? Bu küçük işlevsizlik kocaman bir kaosa nasıl dönüştü? Bu sorunun tatsız bir yanıtı var: "sessiz kibarlık". Kibar olmak adına susmak, takım içindeki ve kişiler arasındaki iletişimin çökmesinin en sık görülen sebebi. Bu yapmacık durumu; birine önemli bir şey söylemeniz gerektiğinde kibarlık göstermek için kendinizi zaptetmek olarak tanımlayabiliriz. Bu tavra birkaç kez başvurmak bir soruna neden olmaz. Ama uzun bir süre devam ettiğinde bu dürüst olmama hâli herkes üzerinde olumsuz bir etki bırakır ve kibarlık yıkıcı hâle gelir. Az çalışanların az çalışmaya, bencil çalışanların bencilliğe devam etmesine neden olur. Kontrol edilmezse öfke birikir ve nezaket bir patlamaya neden olarak ekipleri, verimliliği ve ofis mutluluğunu sekteye uğratır.
Oysa senaryo bu şekilde ilerlemek zorunda değil. İster ekip lideri ister ekibin bir üyesi olun, bazı basit ipuçları sayesinde ofisinizde bu suskun kibarlığa son verebilirsiniz.

Kaynağı belirleyin
Birine yapmacık şekilde kibar davransanız fark eder miydiniz? Tabii ki anlardınız çünkü bunu zihninizde çoktan duymuş olurdunuz. Birinin ne zaman samimiyetsiz davrandığını her zaman anlamayabilirsiniz ama samimiyetsiz davranan ve gerçek düşüncelerini saklayan kişi siz olduğunuzda bunu fark etmemeniz neredeyse imkânsızdır. Bu zararlı alışkanlığı yenmek için gözlemlerinizi kendinize saklamaktansa başkalarıyla paylaşın. Söyleyeceklerinizi duymak diğerleri için zor olsa da düşüncelerinizi olumlu ve yapıcı ifadelerle anlatarak kendinizi ve ekibinizi savunun.

Düşüncelerinizi söyleme özgürlüğünü edinin 
Çoğu insanın düşüncelerini kendine saklamasının nedeni kırıcı olmaktan çekinmeleri ve fikirlerini başkalarına dayatmak istememeleridir. İnsanların yapıcı bir şekilde açık ve dürüst olduğu sağlıklı bir atmosfer oluşturun. Yapıcı eleştiride bulunmanın ve olumsuz geri dönüşler olmadan münazara etmenin güvenli yollarını öğretin. Ekibinizin sağlıklı tartışmanın yadsınamaz değerini anlamasına yardımcı olun. Herkesin dürüst geri bildirim almak istemesi konusunda hemfikir olmasını sağlayın.

Dürüst olmayı bir gereklilik hâline getirin 
Şirket kültürü ya yapısal müdahaleyle ya da kendiliğinden gelişir. Dürüst ve açık bir ortam oluşturmak istiyorsanız insanlara bu özgürlüğü sağlamak yeterli olmayabilir. Bunun "gerekliliğini" sağlamak ise çok daha etkili sonuçlar almanızı sağlar. Bilgiyi tecrit etmenin hoşgörüyle karşılanmayacağını şirketinizin temel değer ve politikalarında açıkça belirtin. Kendi şirketimde “konuyu masaya yatırma” ilkesini temel bir değer olarak uyguluyorum. Gerek eleman alımında ya da işten çıkarmada gerekse kınamada sorun neyse açık ve düzenli bir şekilde ifade ediyoruz. Kurumumuzda bilgiyi takıma ya da hedeflerimize zarar verecek şekilde kendine saklayan herhangi bir ekip üyesini aramızda tutmuyoruz. Bu konuda herhangi bir istisna söz konusu değil.

Nezaketin kibarlıktan daha önemli olduğunu aşılayın
Annenizin nasihatini zihninizde duyabiliyor musunuz?: “Kibar olmayacaksan hiçbir şey söyleme daha iyi.” Bu öğüdü ortaokulda oyun oynarken ya da yemekte amcanızın saç stiliyle ilgili bir yorumda bulunurken hayata geçirmenizde hiçbir sakınca yok ama yüksek performanslı bir ekipte size bir fayda sağlamayacaktır. Peki, kibar olmak ne demek? Karşınızdaki insanın hatalı olduğunu ve bu durumun hem kendisi hem de ekip için yıkıcı bir neticeye varacağını bildiğiniz hâlde yalan söylemek mi? Bence şöyle: Kibar olmaktansa nazik olmaya odaklanın. Ekip üyeleri yanlış bir yol izlediğinde ya da sorun çıkardığında onları durumdan haberdar ederken nazik olun. Bu tür konuların yayılıp yıkıcı olmasına izin vermektense su yüzüne çıkmasını önleyin daha iyi.

Büyük resmi önceliklendirin
Yapmacık kibarlık çoğu zaman bireyin kendi ihtiyaçlarını ekip hedeflerinden üstün tutmasından kaynaklanır. Girişimciler Birliği gibi eş gruplardaki 20 yıllık tecrübelerim neticesinde gördüm ki bu durum bir ekip üyesinin kendi güvensizliğini koruma hâlinden ya da sevilmeme korkusundan ileri geliyor; bu da birkaç ay içerisinde grubu verimsizleştirmeye yetiyor. Bir ekip üyesinin düşünceli, kendinden emin bir şekilde ve görev bilinciyle çalışırken son derece olumsuz bir durumla karşı karşıya kaldığını gördüğümde onun büyük resme sadık kaldığından, her koşulda daima ekibimde olmasını istediğimden kesinlikle emin oluyorum. 

Bu Sayıdaki Diğer Makaleler

Skylife Arşivi