Yılda 300'den fazla günü güneşli ve hareketli bir şehir olan Valencia’da etkileyici mimari ile tapasçılar, restoranlar ve pazarlar bir arada.

Cuma - Varınca

Şehirdeki bahçelerde yetiştirilen meyve ve sebzelerin satıldığı yaklaşık bin tezgâhı barındıran Merkez Pazarı’nın önündeki büfede bir bardak portakal suyu içerek enerji depolayın. Çiniler, vitray camlar ve mozaiklerin süslediği demir konstrüksiyon yapılı pazar binası 100 yaşında. Hemen karşıdaki La Lonja de la Seda, XV. yüzyıldan kalma bir ipek loncası. Avrupa sivil gotik mimarisinin en güzel örneklerinden olan bina, UNESCO Dünya Mirasları Listesi’nde yer alıyor.
Cumartesi - Öğle
Ünlü şef Quique Dacosta’nın enfes Akdeniz yemeklerini denemek isterseniz Michelin yıldızlı El Poblet’yi seçebilirsiniz. Sonrasında Art-Nouveau stilinde inşa edilen Colón Market’ta serinletici bir içecek olan horchata’yı (yer bademi kökü, buz ve şekerden yapılan) deneyebilirsiniz. Sonraki durağınız Valencia Katedrali olsun; içeride Goya gibi birçok sanatçının tabloları sergileniyor. Plaza de la Virgen'de bir yürüyüşle birçok önemli yapıyı bir arada görebilirsiniz. Valencia hükümetine ev sahipliği yapan Palau de la Generalitat bunlardan sadece biri.
Cumartesi - Akşam
XVIII. yüzyıldan kalma bir sarayda yer alan Ulusal Seramik Müzesi'nin gösterişli su mermeri cephesine göz attıktan sonra İberya, Yunan ve Roma dönemleri ve sonrasından sergilere uğrayabilirsiniz. Dükkân önleri ve sokaklarıyla capcanlı Rufaza bölgesinde her gün yeni bir galeri ve butik açılıyor. Gnomo'da sanattan mücevher ve aksesuara birçok ilginç hediye bulabilirsiniz. Retro gömlek satan Kauf Vintage da güzel bir seçenek.
Pazar - Sabah
Eski nehir yatağını takip ederek şehri saran Turia Bahçeleri’nde başladığınız yürüyüşünüze Sanat ve Bilim Şehri kompleksiyle devam edin. Valencia doğumlu ünlü mimar Santiago Calatrava’nın imzasını taşıyan bu kompleks eğlenceli ve bilgilendirici bir deneyim sunan Príncipe Felipe Bilim Müzesi’ne, heykeli andıran Palau de les Arts Opera Binası’na, insan gözüne benzeyen bir planetaryuma ve beyaz balina, deniz aygırı, ve köpek balığı gibi canlıları görebileceğiniz Oceanogàfic Su Altı Parkı’na ev sahipliği yapıyor. 
Pazar - Öğle
Plajda paella yenmeyen bir Valencia gezisi düşünülemez; tavsiyem bu lezzeti akşam yemeği değil de öğle atıştırmalığı olarak tercih etmeniz. Ernest Hemingway’in hayranı olduğu La Pepica’da tavuk veya tavşan etiyle hazırlanan geleneksel paella valenciana’yı ya da deniz ürünleriyle hazırlanan paella de marisco’yu deneyebilirsiniz. Bu nefis yemeğin kalorilerini eritmek içinse rıhtımda yürüyen Valencialıların arasında yerinizi alın derim. Sonrasında kendinizi bir külah dondurmayla ya da yüzme keyfiyle şımartabilirsiniz.
Pazar - Ayrılmadan Önce
Eskiden balıkçı bölgesi olan ve bugünlerde daha da ünlenen, sahildeki Cabanyal’in düz ve dar sokaklarında dantel gibi işlenmiş çini cepheli, iki katlı evler sıralanmış. Midenizin hafiften guruldadığını duyuyorsanız 1836’da açılan ve geleneksel modernista tasarımına sahip Casa Montaña’ya uğrayın derim zira bugünlerde İspanya’daki en iyi gastrolounge’ların arasında sayılıyor. Michirones (çeşitli otlarla tatlandırılmış kuru bakla) ve enfes patatas bravas size önereceğim iki lezzet.

Bu Sayıdaki Diğer Makaleler

Skylife Arşivi