KYOTO HER ZAMAN GEZİLEBİLECEK BİR ŞEHİR. AMA NİSANDA PEMBE BEYAZ ÇİÇEKLER AÇINCA 10 GÜN SÜRECEK MASAL BAŞLAR. DİNGİN, ZARİF, OTANTİK VE BİLDİKLERİMİZDEN UZAK BİR VAKTİ DE GELMİŞ DEMEKTİR...

Son Samuray filminin bir sahnesinde samuray komutanı Lord Moritsugu Katsumoto, bahçesi ihtişamlı çiçekler açmış sakura (kiraz çiçeği) ağaçlarıyla dolu bir tapınağa doğru yürür. Normalde herkese korku salan komutan, yumuşak bir sesle “Her nefeste hayatı tanımak… Her çay kâsesinde…” diyerek, açmış çiçekleri hayatla kıyaslar.

Savaş sanatlarında, edebiyatta, müzikte ve diğer sanat dallarında usta olan Osmanlı sultanları gibi, samurayların da gizli kalmış estetik bir yönü vardı. 

Japon tarihine savaşçılıklarının yanı sıra filozof ruhlu kişilikleriyle de geçen ve ölümden korkmayan samuraylar, kiraz çiçeğini Japon ruhunun soylu karakteri olarak görürlerdi. Ama kendi faniliklerinin de farkındaydılar…

Gerçekten de hayatın kırılganlığını ve güzelliğini ve bu iki kavramın Japon psikolojisi üzerindeki etkisini kiraz çiçeğinden daha iyi temsil eden bir şey olamaz. Ve belki de bu kırılganlığı ve güzelliği deneyimlemek için geleneksel hanami (kiraz çiçeği sefası) sezonunda Japonya’nın eski başkenti Kyoto’dan daha uygun bir yer bulunamaz.

 

Filozof Yolu 

Hayatın geçiciliği, pek çok kültürde görülen bir kavram. Kökeninin İranlı Sufi şairlere uzandığı rivayet edilen “Bu da geçer, Ya Hû!”, doğu felsefesinin sevdiği bir söz. Benzer şekilde kiraz çiçekleri de sonsuza dek yaşamıyor ve bu nedenle bir tanesini seyrederken alınan haz, hayattan alınan hazza eşit.     

Doğa, Japon folklor ve törenlerinde güç, cesaret ve uzun ömür anlamında sıklıkla boy gösteriyor. Mart sonu-nisan ortasında, dallarında ufak pembemsi çiçeklerin açtığı kiraz ağaçları arasında yürünen Filozof Yolu, Kyoto’nun belki de düşüncelere dalarak yürünecek en güzel yeri. Bu isim 1930’larda, Higashiyama’daki Kyoto Üniversitesi’ne her sabah bu yoldan gitmeyi alışkanlık hâline getiren felsefe profesörü Nishida Kitaro’dan geliyor. 

Uzun veya kısa olsun her seyahat, Japonlar için derin anlamlarla yüklü bir tür içe dönüş demek aslında. Filozof Yolu’nun yakınındaki Nanzenji Tapınağı’nı her yıl binlerce insan arınma, korunma ve dua etmek amacıyla ziyaret etmekte. Arashiyama bamboo ormanında yürüyüş, Hozugawa Nehri’nde kayıkla gezinti ve UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan yosunlarla kaplı Saihoji Tapınağı’nda dua etme gibi etkinliklerin meditatif yönleri, doğal ve tarihî güzelliklerle birleşince Kyoto gezisini bir masala çeviriyor.

 

Kyoto: Japonya'nın Estetik Başkenti 

Bahçeler, tapınaklar ve çayevleri ile dolu bu tarihî şehir, aynı zamanda Japonya’nın estetik başkenti olarak da kabul ediliyor. Estetik düşüncesi bazen Maruyama Parkı’ndaki bir söğüt ağacının altında bekleyen zarif bir hanımın kimonosunda ya da yüzüne düşen bir tutam saçı geriye atan elinin ince hareketinde, bazen de Ginkakuji Tapınağı’nın göletinde sudan sıçrayan sazan balığının doğallığında veya yazın uçuşan yusufçuk böceğinin neşesinde vücut buluyor.   

Bu estetik güzellikle yakından bağlı, wabi sabi (mükemmel olmama) Japon felsefesi ise bir şeyi basitliği, düzensizliği ve yok olabilirliği nedeniyle güzel bulmak anlamına geliyor.  Örneğin çay seremonisinin kendisi, defoları ve çatlaklarının güzelleştirdiği aletler ve seramikler kullanılarak yapıldığı için saf estetiği yansıtıyor. 

Çay içip geçen her dakikanın tadına varmak önemli, çünkü dökülen sakura çiçekleri gibi her şey bir gün gelip geçecek.

794 yılında Kyoto Japonya’nın başkenti olduğunda adı, Heian-kyo, yani Barışın ve Huzurun Başkenti idi. 

Bugünün Kyoto'su, 1300 yıl öncekinden pek de farklı değil. Şehir, ızgara biçiminde kesişen gizlenmiş arka sokaklar ve yan yollardan oluşuyor. Aralarında eğlence ve yerel lokantaları ile ünlü Gion’un da yer aldığı dokuz mahallesi var. 

Kyoto’dan alınacak estetik deneyimi arttırmak için Japon hanında (ryokan) kalınmalı. Sade ve klasik Tawaraya, tüm Japonya’nın en ünlü – ve de yer ayırtması en zor – ryokan’ı. Apple’ın kurucusu müteveffa Steve Jobs’un favorisi bu hanın web sitesi bile yok ve internet üzerinden rezervasyon kabul etmiyor. Bir başka deyişle, “bu dünyadan değil”. Otel zinciri sahibi Conrad Hilton bile zamanında Tawaraya’yı dünyanın en iyi oteli ilan etmişti. Şansınız yaver gitmez de rezervasyon yaptıramazsanız Ishihara da oldukça iyi bir alternatif. Bu handa, efsanevi film yönetmeni Akira Kurosawa’nın Kyoto’ya geldiğinde hep kaldığı yer olan Kurosawa Odası’nı rezerve etmeye çalışın. 

Bir diğer Kyoto klasiği, Shibunkaku antika dükkânı. Zaman ve mekânın ötesinde, son derece nitelikli sanat eserlerinin alım satımını yapıyor. Minyatür hina bebekleri koleksiyonu, buradan hediye olarak alıp götürebileceğiniz en şirin şey. Her yıl mart ayında kutlanan Kızlar Günü’nde Japon kızlar, hina bebeklerini çıkarıp uzun ve sağlıklı bir yaşam için dua ediyorlar. Küçük yaşlardan itibaren her kız çocuğuna, bu bayram gününde kıymetli hina bebeklerini özenle koruması ve geleneksel kıyafetler içinde yemek yemesi öğretiliyor. Kyoto’nun merkezinde 1893’te kurulmuş olan wagashi (bir tür Japon tatlısı) dükkânı Suetomi, bu tür özel günler ve bayramlar için harikulade tatlılar yapıyor.

 

Bir Samurayın Son Sözleri

Japon edebiyatının klasiği Genji’nin Hikâyesi, dünyanın ilk romanı olarak kabul edilir. Her yıl nisan ayında, Güney Kyoto’daki  Jonangu Tapınağı’nda yapılan Kyokusui no Utage (Dolaşan Dere Ziyafeti) adlı festivale katılan her şaire, ortak bir tema ile ilgili bir şiir yazma görevi veriliyor. Birkaç sene önceki festivalin teması, yūgasumi (Akşam Sisi) idi. Katılımcılardan kaligraf Masako Nomura’nın yazdığı şu şiir, Japon sadeliğini ve rafineliğini yansıtıyor:

Çiçekleri açmaya davet ederken,

Rüzgâr sonuna dek esiyor.  

Eğer bakarsanız,

Fuji Dağı’nın akşam vaktindeki silüeti

Sisin içinden beliriyor.

Son Samuray’da hayatın kıymetini açıklarken “Mükemmel bir çiçek çok nadir bulunur. Hayatın boyunca böyle bir tane bulmak için ararsın. Ve bu harcanıp gitmiş bir hayat olmaz.” diyen lider samuray Katsumoto, filmin sonlarına doğru ölümcül şekilde yaralanır. Son sözlerini kar taneleri gibi havada uçuşan binlerce kiraz çiçeği yaprağına bakarak söyler: “Mükemmel. Her… biri… mükemmel.”       

Film bitti. Kiraz çiçekleri ise her yıl tekrar tekrar açıyor. Bu nisanda sizin için açacaklar. 

Bu Sayıdaki Diğer Makaleler

Skylife Arşivi