Peru ile Bolivya arasındaki Titicaca Gölü, Güney Amerika kıtasının en büyük, dünyanınsa en yüksek rakımlı gölüdür. Bu bölgenin genelinde göl ve gök mavi, kıyıdaki sazlıklar yeşil, kayalıklardan oluşan coğrafya ise toprak rengi. Ama neyse ki burada Uro halkı yaşıyor ve üç renkli tabiata canlı, sınırsız renklerini katıyor.

Göldeki yapay ve yüzer adalarda yaşayan Uroların evleri totora adlı, sazlık türü kamışlardan yapılmış. Tekneleri de öyle. Kendilerini gölün sahibi olarak kabul ediyorlar. Kökleri And Platosu’na yerleşen ilk insanlara kadar inen bu halk, zaman içerisinde dilleri ve gündelik alışkanlıkları konusunda değişime uğrasa da geleneksel yaşamlarını bugün de sürdürüyor. 

Bugün sayıları 4 bin civarında olan Urolar, asırlar öncesinde düşmanlarından korunmak için göl üzerindeki yapay adalarda yaşamaya başlayan atalarının geleneklerine bağlı kalmış. Totoralarla yaptıkları kano şeklindeki sallarıyla ulaştıkları adalarında balıkçılıkla ya da rengârenk yünlerden yaptıkları ürünlerini satarak geçimlerini sağlıyorlar. 

Uroların yüzen adalarının kalınlığı 1.2 metre ila 2.4 metre arasında değişiyor. Sazların yenilenmesi için altı ayda bir adalar karaya çekiliyor. Alt kısımda kalan sazlar suyla temas ederek yıprandıkça Urolar, üst yüzeye üç ayda bir yeni saz tabakası ekliyorlar. Renkli kıyafetleri, içe kapanık yaşamları, asırlar öncesine dayanan gelenekleriyle varlıklarını sürdürmeyi başaran Uro halkının bir kısmı ana karaya göç ederek yakın kasabalarda yaşamaya başlasa da önemli bir kısmı, sazlardan yapılan eşyalarla yine sazlardan yapılan evlerinde, balıkçılıkla geçinerek kalabalıktan uzakta hayatlarını sürdürüyor.  

 

Bu Sayıdaki Diğer Makaleler

Skylife Arşivi