TÜRKÇEYİ EN İYİ KULLANAN YAZARLARDAN ATİLLA DORSAY SİNEMA ELEŞTİRMENLİĞİ DENİLDİĞİNDE İLK AKLA GELEN İSİM. DORSAY, 2014 TÜYAP ULUSLARARASI KİTAP FUARI’NIN ONUR KONUĞU OLDU. KENDİSİYLE ULUS’TAKİ EVİNDE TÜRK SİNEMASI, SİNEMA YAZARLIĞI VE ELEŞTİRMENLİĞİ...

Karanlık salonda saatlerinizi geçirdiniz. Toplasak birkaç yıl çıkabilir. Nasıl bir duygu bu? 
Muhteşem bir duygu... Klostrofobim olmasına rağmen, bugüne kadar hiçbir sinema salonunda karanlık korkusu yaşamadım. Salon karanlık olsa da siz yalnız değilsiniz. Filmi salonda izlemeyi evde izlemekten ayıran temel fark da budur zaten: Paylaşmak. İnsanın duygularını ayaklandıran bir filmi salonda izlemek bambaşkadır ve sinema sevgisinin temelinde yatan öğelerden biri de budur. 

Film eleştirmenliği konusunda duayensiniz. Bu iş nasıl olmalı? 
Öncelikle filmleri mutlaka izlemek gerekiyor. Mütevazı davranmalı ve yanılabilme olasılığı dikkate alınmalı. Ukalalığa gerek yok, filmlerle izleyici arasında sürekli köprü olduğumuzun farkında olmak gerekiyor. Eleştirmen jargonuyla yazmak yerine esas işimizin filmi seyirciye ulaştırmak olduğunu göstermek gerekiyor. Düzenli olarak klasik filmleri izlemeli ve sinemanın tarihini bilmeliyiz. Eleştirmenlik yazarlığın bir yan koludur, bu nedenle de Türkçeyi gayet iyi bilip kullanmak gerekiyor. 

Türk sinemasının geleceği hakkında iyimser misiniz?
İyimserlik benim doğamda var. Türk sineması bir ulusal sinema için ideal olan şeyi, kitle filmleri ile özgün filmlerini belli bir dengede izleyici ile buluşturmayı başardı. Yurt dışındaki temsilcilerimiz sürekli ödüller alıyor. Yüzüncü yıla denk gelen Altın Palmiye de bunu taçlandırdı. Sinemamızdaki komedi düzeyi de evrensel düzeye ulaştı. Cem Yılmaz, Ata Demirer, Şahan Gökbakar filmleri bence çok başarılı. Komedyen Yılmaz Erdoğan’ın yönettiği Vizontele ikilemesi ve Kelebeğin Rüyası filmleri de çok iyi.

Türk sineması dünyada ne durumda?
Ödüller üst üste geliyor. Bal ile Berlin Altın Ayı, Kış Uykusu ile Altın Palmiye, “Sivas” ile Venedik Film Festivali’nde jüri özel ödünü aldık. Oscar’da Nuri Bilge Ceylan’ın Üç Maymun filminin son dokuz film arasına kalmış olması da bir başarıydı. Bu başarıların katlanacağına inanıyorum. 

2014 Tüyap Uluslararası Kitap Fuarı’nın onur konuğu seçildiniz. Ne hissediyorsunuz? 
Bu yıl Türk sinemasının 100. yılı ve ben sinema konusunda çok kitap yazdım. Türk sineması hakkında monografiler, dönemsel bakışlar kaleme aldım. Ayrıca deneme, hikâye, şiir, gezi, yemek ve İstanbul kitaplarım da var: toplam 50’yi aşan... 48 yıldır aralıksız yazıyorum. Bu önemli fuarda onur yazarı olmak çok moral verici. Fuarda ayrıca son on yılın en iyi 500 filmi (dünya sinemasından) ve benimle yapılan bir “nehir-söyleşi” kitabı da çıkacak

BİLGİ

ATİLLA DORSAY’IN EN’LERİ 

TÜRK SİNEMASINDAN 12 FİLM: 
(Kronolojik olarak)
ÜÇ ARKADAŞ
SUSUZ YAZ
VESİKALI YARİM
SÜRÜ
BEREKETLİ TOPRAKLAR ÜZERİNDE
YOL
ADI VASFİYE
ANAYURT OTELİ
EŞKİYA
BABAM VE OĞLUM
SONBAHAR
KIŞ UYKUSU

ATİLLA DORSAY’IN EN’LERİ 

DÜNYA SİNEMASINDAN 12 FİLM:
(Kronolojik olarak)
POTEMKİN ZIRHLISI
METROPOLİS
RÜZGAR GİBİ GEÇTİ
YURTTAŞ KANE
KAZABLANKA
ÜÇÜNCÜ ADAM
ÖLÜM KORKUSU
HİROŞİMA SEVGİLİM
2001-UZAY YOLU MACERASI
YILDIZ SAVAŞLARI
UCUZ ROMAN
DÖVÜŞ KULÜBÜ

Bu Sayıdaki Diğer Makaleler

Skylife Arşivi