TÜRK ÇAĞDAŞ RESİM SANATININ YAŞAYAN EN ÖNEMLİ TEMSİLCİLERİNDEN DEVRİM ERBİL, SADECE TUVAL RESSAMI OLMAKLA KALMAYIP HALI, PLEKSİ, SERAMİK, VİTRAY, SEDEF VE ABANOZ İŞLEMECİLİĞİ, MARKÜTERİ, GRAVÜR VE DAHA BİRÇOK SANAT ALANINDA KENDİNİ İSPATLADI.

Nazım Hikmet, Abidin Dino’ya “Sen mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin?” diye soruyor. Mutluluğun resmini nasıl çizersiniz?
İnsana güzelliği ve mutluluğu hissettiren şeydir sanat. Bu nedenle ben sanatım ile istiyorum ki benim tablolarıma bakanların içlerine bir sıcaklık doğsun. Gönlünden bir rüzgâr essin, kuşlar kanatlarını denize değdirerek geçsin. Belki bir 10 saniye yaşama sevinci verebiliyorsam eğer, ben kendimi amacıma ulaşmış sayacağım. Ben mutluluğun resmini yapmaktan ziyade, o resmi seyredenlerin gözlerinde görmek istiyorum. 

Devrim Erbil, Türk resminin neresinde duruyor? 
Benim Türk resmi içindeki yerim, en çok üreten sanatçı olmamdır. Bu, hem değişik teknikler kullanmam hem de yardımcılarımla yaptığım çalışmalarım ile sistemli bir atölye sayesinde mümkün oldu. Picasso da 16 bin resim yaptı ve bu sayılara bu şekilde ulaştı. Bugün Damien Hirst 125 tane asistan ile çalışıyor. Fernando Botero’nun 80 asistanı var. Bunu ısrarla söyleyebilirim ki Türkiye’de en çok resim ve sanat eseri üreten sanatçıyım. Aşağı yukarı 2 bin 500-3 bin arası sadece boya eserim var. Ne kadar çok üretebiliyorsanız o kadar özgünsünüz demektir. 

Etkilendiğiniz sanatçılar kimler?
Hat sanatının bende büyük etkisi olmuştur ve Bedri Rahmi’nin farkı da buydu, öğrencilerini hat sanatına yönlendirirdi. Ben öğrencilik yıllarımda da o zamanlar Süleymaniye’de bulunan Türk ve İslam Eserleri Müzesi’ne giderdim ve oradaki kaligrafi, minyatür, kabartma eserler benim üzerimde çok etkili oldu. Hat sanatının ritmi benim sanatımın içerisinde gizlidir. Batıda Paul Klee’yi kendime çok yakın görüyorum.  

Son tablonuzdan bahseder misiniz?
Kent dokusunu mimari yapıların planı ile bir araya getiriyorum. Fotografik bir bakış, bir görüntüyü verir. Şu anda Süleymaniye planı üzerine, etrafındakilerle iletişim halinde olan Süleymaniye Camii’nin oturtulduğu farklı bir bakış açısı üzerinde çalışıyorum. Uydu bakışın daha ötesine taşıdığım bu teknik resim, bittiğinde hepimizi çok şaşırtacak. 

Kadıköy’deki müzeden bahseder misiniz?
Kadıköy’deki müze binamız iki senedir hazırlık aşamasında. Birinde kültür etkinlikleri yapmak istiyoruz, diğerinde de eserlerimin sergileneceği bir müze olmasını istiyorum. Kentin içinde olmasını çok istedim. Halka yakın olmak istedim. Eserlerimi korumak ve gelecek nesillere örnek olmak kadar, müze ile kuracağım vakıf ile de yetenekli çocuklara destek olmak istiyorum. Binanın hazırlanması için oğlum mimar Evrim Erbil ile çalıştık. 29 Ekim’de bütün çalışmalarımız tamamlanacak ve resmî açılış ile halkımız ile buluşacak. www.devrimerbil.com

Bu Sayıdaki Diğer Makaleler

Skylife Arşivi