200 FİLMLE DÜNYANIN EN ÇOK FİLM ÇEVİREN KADIN OYUNCUSU UNVANINA SAHİP YEŞİLÇAM’IN KUŞAKLAR ÜSTÜ SULTAN'I TÜRKAN ŞORAY, İLK KİTABI “SİNEMAM VE BEN”İ VE YENİ PROJELERİNİ ANLATTI.

“Evime uçarak döneceğim, artık yenilenmiş, gençleşmiş bir insan olarak hayata devam edebilirim.” diyor Türkan Şoray bir imza gününden sonra soluklanırken. Her kelimesinin onun kaleminden çıktığı, her fotoğrafın onun editörlüğünden geçtiği 388 sayfalık kitap vesilesiyle yüzlerce kişiyle sohbet etmiş, fotoğraf çektirmiş ve kitap imzalamış; hâlâ enerji dolu. Ne de olsa o hiç dublör kullanmamış. Sahne önünde de sahne arkasında da hep kendisi olmuş. “Film icabı” kendini buz gibi sulara atmış, hayatında ilk defa sürat motoru sürmüş ve hatta attan düşüp boynunu kırmış. “Hayat icabı” yaşam tarzını toplumun manevi değerlerine göre biçimlendirmiş, kendi deyimiyle hep “ölçülü, kontrollü, sade, gösterişten uzak” olmuş ve “herkes gibi yaşamayı” seçmiş. Kendinden sineması ve halkı için vazgeçtiğini söylüyor: “Seyircime duyduğum aşk, yaşamımın anlamı oldu.” Kendisine, çevresindekilere ve işine gösterdiği saygı, kimseyi kıramaması, fedakârlığı ve nezaketi Türkan Şoray’ı eşsiz kılan özelliklerinden birkaçı…  Onu “kalplerine sokan” seyircisinin sevgisinden bahsederken sık sık tahtaya vuruyor, her kula nasip olmayacak bir şey olduğunu söylüyor. Sultan gözünü kırpmadan söylediği sözlerle hayat felsefesini özetliyor: “Karun hazineleri yerine sevgiyi tercih ederim.”

Kitabı yazmaya ne zaman karar verdiniz? Ve niçin? Bu serüvenin ilk günlerinden söz eder misiniz?
Anılarımı yazmam gerektiğini söylerlerdi, hak verir ama bir türlü başlayamazdım. İki yıl önce bir sabah balkonda oturmuş doğayla baş başa, onun güzelliğinden etkilendiğim anlarda “Sinemanın bu güzelliklerinin belgelenmesi ne güzel olur.” duygularıyla “sinemam, anılarım” film şeridi gibi ruhumdan, beynimden akmaya başladı... Ve yazmaya başladım. Amacım yeni sinemacılara o filmlerin hangi koşullarda çekildiğini, oyuncu olmak isteyenlere de kendi kişisel oyunculuk yolculuğumu, sancılarımı, umutsuzluklarımı, mutsuzluklarımı, oyunculuğumu geliştirmek için çabalarımı, yani yıllarca edindiğim tecrübelerimi anlatmak. Dilerim bu kitap genç sinemacılara bir ışık olur. 

Yazım sürecinden bahsedelim... Zorluklar yaşadınız mı? Tereddütleriniz oldu mu; şu konuyu yazsam mı yazmasam mı gibi...
Oyunculuk gibi, yazı yazmak da kendini ifade etmenin bir yolu. İçimden geldiği gibi yazdım; düzgün cümlelerle ifade edilmiş olması kaygısı taşımadım. Zaten “edebi bir kitap” iddiasında olamam. Sadece kalbimle yazdım. Halkın var ettiği Yeşilçam'ı layık olduğu şekilde anlatabilmek, doğruları, gerçekleri anlatabilmek için çok araştırdım. Fakat benim içimi acıtan, üzen kişileri yazmayı düşünmedim, gereksiz buldum. Hiçbir zaman özel hayatımı anlatmayı düşünmem. İnsanın bir mahremiyeti olmalı, özel hayatım bende kalmalı. Kitapta, sinemanın özel hayatıma değdiği kadarını anlattım. 

Sinema hayatınızda mutlaka her filminizin önemi vardır fakat hangi filmlerinizi kilometre taşı olarak nitelendirirsiniz? 
200 filmimi değerlendirdiğimde ticari filmler de var, nitelikli filmler de. Ama sinema kariyerimi oluşturan birkaç filmim var. Acı Hayat, Vesikalı Yârim gibi... Vesikalı Yârim Türk sinemasının en etkileyici aşk filmidir, gerçek aşkı anlatır.  

Yeni kitap projesi olacak mı?
Ömrüm sürdüğü sürece film çevireceğim, bundan sonra yapacağım filmlerin kitabını yazabilirim.  

Sinemada sizi ilk hangi projeyle göreceğiz?
Bu yıl iki sinema filmi yapacağım. Bir tanesinin de yönetmenliğini. Yani hem oynayıp hem yöneteceğim. Bir tanesi Osman Şahin ile kırsal kesimde geçen bir proje. Diğerini ise Selim İleri ile birlikte hazırlıyoruz.  

Sinemaya başlamadan önce müzikle ilgilendiğinizi biliyoruz, bir albüm olasılığı var mı?
Filmlerdeki şarkılarımı söylemeyi düşünüyordum ama bazı ses sanatçıları böyle bir albüm yaptığı için fikrimi değiştirdim. Albüm yaparsam bir defalık olacak, tekrarı devamı olmayacak. 200 filmim, sergilenen kostümlerim, kitabım var… Bir de kendi sesimle albümüm olsun istiyorum. Bu albümde çocukluğumda annemden duyduğum, benim de o zamandan beri severek dinlediğim Türk sanat müziği parçalarını seslendireceğim.  

Yabancı aktörlerden kimi beğeniyorsunuz?
Dustin Hoffman ve Anthony Quinn. 

Bütün hayatınız çok çalışarak yoğun geçti. Bu esnada ev işleriyle aranız nasıl oldu? Nelerden hoşlanırsınız?  
Evimi çok seviyorum, ev işlerini de severim. Evimde yemeğe misafir ağırlamaya bayılırım. Kendim de mutfağa girerim ve güzel yemekler yaparım. Kitap okumak, gazeteleri okumak, gündemi takip etmek, doğada temiz havada soluk almak, dostlarım ve kızım Yağmur ile beraber olmaktan hoşlanırım.

Bu Sayıdaki Diğer Makaleler

Skylife Arşivi